LYKOS’UN( ÇÜRÜKSU) ANTİK YÜZLERİ

Merkezinde Laodikeia, güneyinde Babadağ(Salbakos 2308m), kuzeyinde Çökelez Dağı, güney doğuda Honaz Dağı(Kadmos 2571m), batıda Buldan Sazak Dağı(1143m) ile çevrili vadinin adı, Lykos(çürüksu) vadisidir.

Çürüksu vadisinin kuzeyinde, Denizli’ye altı kilometre uzaklıkta, önemli bir metropol kenti olan, Laodikeia bulunmaktadır. 2003 yılından bu yana, Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığındaki bir heyet tarafından kazı çalışmaları başarıyla devam etmektedir. Kazılarda elde eden veriler, Laodikeia’da erken Kalkolitik dönemden(MÖ.5500) başlamak üzere, İmparator Facos dönemine(ms.602-610) kadar kesintisiz olarak devam eden, yaşamın varlığını ortaya koymuştur.

Hierapolis çürüksu ovasının kuzeyinde, Çökelez dağı silsilesinin eteğinde kurulmuştur. M.Ö. 8-7.yy’da Frig dönemi itibariyle başlamış, MS. 13.yy’a kadar kesintisiz farklı kültürlerin, farklı yaşamların izlerini taşımaktadır. Antik kentte 1957 yılında İtalyan bilim insanlarınca başlatılan kazı çalışmaları, bugün Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında sürdürülmektedir.

Tripolis, Çürüksu Vadisinin kuzey batı ucunda yer alır, Buldan ilçesi sınırları içindedir. Elde edilen bulgularda özellikle Helenistik dönemden başlayan, 1920’li yıllara kadar devam eden bir yaşamın izleri bulunmuştur. Kent 280 dekarlık bir alanda, kurulmuştur. Konumu itibariyle Lydia, Phrygia ve Karia bölgelerinde yer alması nedeniyle, üç bölgeden sosyal ve kültürel olarak etkilenmiştir. İhtişamlı dönemini Roma döneminde yaşamıştır.

Denizli Kale ilçesi sınırları içinde kalan Tabea(kaya) antik kentinde 1960’lı yıllara kadar yaşam devam etmiştir. Antik çağda, Karia bölgesi sınırları içinde kalan kent, aynı zamanda Frigya sınırında konumlanmıştır.

Müzeler Genel Müdürlüğü ile Denizli. B.Ş.B. arasında yapılan protokol gereği, bu dört antik kentteki kazılar sonucu elde edilen 52 nadide eser, Denizli Belediyesi Kongre merkezinde ilk defa sergilenmektedir. “Lykos’un Antik Yüzleri Sergisi” 18.12.2025-18.05.2026 tarihleri arasında devam edecektir.

Halil Dağdaş, Ömer Albaz ile birlikte gezdiğimiz sergide ki eserler, ilk defa sergileniyor. Ülkemizin kültürel belleğine önemli katkılar sunan, dört antik kentteki kazılarda elde edilen, 52 eser, Helenistik ve Roma İmparatorluk dönmelerine ait heykeltıraşlık örneklerinden oluşmakta. Eserler M.S. 1-2.yy’lara ait. Özellikle Horoz kabartmalı Geison Bloğu, bronzdan yapılmış Herakles ve Mars heykelleri, uyuyan Eros, Athena başı, Nike heykeli, MS2. Yüzyıla ait Hermes ve çocuğu Pan’ı betimleyen oya gibi mermere işlenmiş lahit parçası, Sokrates büstü, kartal sütun başlığı, M.S. 1.yy’a Ait Aphrodite başı, Zeus heykel başı gibi, eserler ilk dikkatimizi çekenler. İlgi duyan herkesin bu sergiyi görmesi gerekir. Yaşadığı kenti daha iyi anlayabilmesi için, geçmişini tanıması gerekir. “Dünler bu günleri aydınlatan fenerlerdir.”

Geçen aylarda Av. Asil Türk, Av. Hanife Türk, eşim Afet Koyuncu ile birlikte Barselona Arkeoloji müzesini ziyaret etmiştik. Müzede bulunan tüm eserler, Lykos’un Antik yüzleri geçici sergisinde bulunan 52 eserden az. Yaşadığımız kentin ve ülkemizin kültürel mirasının kıymetini iyi bilmeliyiz. Sanayileşmekte gösteremediğimiz başarıyı, Anadolu kültürlerinin kazılması, korunması, sergilenmesinde gösterip, ülke ekonomisine en etkin şekilde kültürel ve ekonomik katkı sağlamalıyız. Başta Prof. Dr. Celal Şimşek olmak üzere, sergiye emeği geçen herkesi tek tek tebrik ederim.