LYKOSUN ANTİK YÜZLERİ - AYAZ ATA KAR KIZ

Günümüzden 3000 yıl sonra, Denizli yöresinde bir antik kazı yapıldığını düşünelim. Neler çıkardı acaba? O günlerde yaşayacak olanların ilgisini çekecek bulgulara rastlanır mıydı? Mermer sütunlar, mermer heykeller çıkar mıydı sizce? Çıkacak olanlar yine bu dönemde yapılan kazılarda bulunan, mermer sütunlar alınlıklar ve heykeller mi olurdu? Yaşadığımız coğrafyada, Hierapolis, Laodikya, Tripolis ve Tabea'da yürütülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan 52 antik heykel, kabartma ve lahit parçası 'Lykos'un Antik Yüzleri' sergisinde gösterime sunuldu. Açılış töreninde Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, İl Kültür Müdürü Adem Özel, PAÜ Arkeoloji Enstitüsü Müdürü, Laodikya Kazı Başkanı Celal Şimşek'in konuşmalarından aldığım güzel mesaj, Denizli'de bir arkeoloji müzesinin kurulacağı oldu. Çok yakın bir zamanda temel atma töreni yapılacağını umuyorum. Sergiyi Zeybekci Kongre Kültür Merkezi'nde gezebilirsiniz. Taşa nasıl can verildiğini görünce, sanatçıların yarattığı güzelliklere hayran oluyor insan.

Geçenlerde Delikliçınar Meydanı'nda yürürken 8-9 yaşlarında bir kızın, yanındakilere kurduğu cümleyi duydum. "Ben yılbaşı kutlamayacağım" diyordu O yaşta hangi etki ile böyle konuştuğunu düşündüm. Türkiye'de her yıl bu vakitte birileri çıkıp: "Noel Hristiyan bayramıdır, kutlanmamalıdır" diyor, sonra hemen bir grup diğer insan çıkıp: "Noel'i ve yılbaşını Türkler icat etmiştir. Hristiyanlar bizden çalmıştır" diyerek yerli ve millileştiriyor. Herkes duymak istediğini duyduğu ve karşı tarafı kitlediği için mutlu oluyor. Zaten en başından kutlayacaksa kutluyor, kutlamayacaksa kutlamıyor. Yani hiçbir şey değişmiyor. Ta ki ertesi yıl aynı anlamsız döngü yaşayana kadar.

Adil Aydın arkadaşımla Gazi Mustafa Kemal Caddesi'nde yürürken bu konuyu konuştuk. "Bu konuda bir yazı bugünlerde çok iyi olur" deyince karar verdim bu yazıya.

Çamların neden hem yeni yıl hem noel ağacı olarak kullanıldığını hiç düşündünüz mü? Ya da Noel Bayramı ile yılbaşının neden bu kadar yakından ilişkilendirildiğini? Birçok insan onun hristiyanlara özenme olduğunu iddia etse de yeni yılda bir kutlama aracı olarak çam ağaçlarının da tarihi, hristiyanlığın icadından çok daha önceye uzanmaktadır. Dahası yeni yıl kutlamalarının ve Noel Baba gibi fikirlerin kökeni de hristiyanlıktan çok daha antiktir.

NARDOĞAN VEYA NARDUGAN

Yılbaşının İsa ile hiçbir ilgisi olmadığının bir diğer göstergesi, İslam öncesi Türk kültüründe Aralık'ta kutlanan önemli bir günün var olmasıdır. Günümüzde hala Denizli'de kutlanan Nardoğan veya Nartugan, yani yeni güneş doğumu 21 Aralık'ı 22'sine bağlayan gece kutlanan bu özel gündür. İnanışa göre, bu gün uzun gecelere sebep olan eski güneşin ölümü ve yenisinin doğumunu temsil etmektedir. Hatta bu günü kutlamak için antik Türk toplumlarında, Strabus cinsi çam ağaçları altına hediyeler bırakılmaktaydı. Tabi bu kültürel ögelerin kökenlerine yönelik daha çok araştırma gerekmektedir. Ancak bu kültürel etkileşimlerin varlığını göz ardı edemeyiz. Karanlığın en uzun olduğu geceden sonra, gündüzler uzamaya başlar. Bu nedenle eski Türk toplulukları, güneşin karanlığa karşı kazandığı zaferi, ışığın yeniden doğuşunu, bereketi ve yeni yılı narlıgan olarak kutlardı. Ben her yeni 22 Aralık'ta, günlerin uzayacağı düşüncesiyle mutlu olurum. Ağaç Süsleme Geleneği Nardukan'da insanlar, akşam, hayat ağacı denilen kutsal bir ağacı süsler, altına dilekler bağlardı. Bu gelenek günümüzdeki yılbaşı ağacı süsleme ile benzerlik gösterdiği için sık sık karşılaştırılır. Nardukan'da güneşin doğuşu izlenir, ateş yakılır, etrafında tören yapılır, ağaçlara bez bağlanarak dilek tutulur, evlerde yemekler hazırlanır, yeni yıl için sağlık, bereket ve ışık dilenir. Son yıllarda Türkiye'de Nardukan'a ilgi arttı. 21 -22 Aralık'ta bazı belediyeler ve topluluklar Narduvan Şenlikleri düzenliyor. Denizli'de de günümüzde nar patlatıp dilek dileyenler var.

AYAZ ATA - KAR KIZ

Özbekistan Kırgızistan ve Türkmenistan'da Ayaz Ata veya Ayaz Baba gibi isimlerle anılan kış tanrısını görmek mümkündür. Ayaz Ata ceketi botları ve uzun beyaz sakalıyla bilinen bir karakterdir. İnanışa göre uzun, gümüş mavisi cübbesi, tüylü şapkası ve kardan yapılmış tacıyla bilinen 'Kar Kız' isimli torunuyla birlikte kışı getirmektedir.

Ayaz Ata ay ışığından yaratılmıştır. Kışın ortasında ortaya çıkıp aç fakir ve kimsesizlere yardım eden Ayaz Ata yüzyıllar boyunca Türk kültüründe, Kış Babay olarak anıldı. Bu figür zaman içinde diğer kültürlere geçti. Bugün bildiğimiz kırmızı kıyafetli Noel Baba karakterine dönüştü.

Bu yazıyı, çeşitli kaynaklardan yararlanarak yazdım. Yeni yıl yeni umutlarla gelir ve bu sebeple coşkuyla kutlanır.

Denizli Büyükşehir Belediyesi yeni yılı coşkulu bir şenlikle karşılıyor. Çamlık'taki festivali kaçırmayın, derim.

Hoşça kalın, dostça kalın, umutsuz kalmayın.