Türkiye’de bir gün içinde 6 kadın cinayetinin işlenmesi, Denizli Kadın Platformu’nu harekete geçirdi. Delikliçınar Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar basın açıklaması yaptı, kadın cinayetlerine tepkilerini ortaya koydu.
Denizli Kadın Platformu adına açıklamayı Havva Meşe yaptı. Meşe, “İstanbul'da Filiz Şaban Gül boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından çocuklarının gözü önünde öldürüldü. Gebze'de Aylin Polat'da hakkında uzaklaştırma kararı olan erkek tarafın kamusal alanda, herkesin gözü önünde ateşli silahla öldürüldü. Van'da Gönül Alkan yine hakkında uzaklaştırma kararı olan erkek tarafından ateşli silahla öldürüldü. Osmaniye'de İlknur Koç boşandığı erkek tarafından öldürüldü. Aksaray'da Kübra Kılıç boşandığı erkek tarafından öldürüldü. Fail, Kübra'nın kuzeni Zeynep Ayaz'ı da ateşli silahla öldürdü. Pamukkale Üniversitesi öğrencisi Bahar Taş, Muğla’da bir teknede şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Şüpheliler, henüz Bahar’ın ölüm sebebi adli tıp raporu ile ortaya çıkmadan serbest bırakıldı. Kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Her gün bir kadın; şiddet, tehdit ve cezasızlık ortamı nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu cinayetler bireysel değildir. Bu cinayetler; kadınların hayatını değersizleştiren, şiddeti görmezden gelen ve koruyucu mekanizmaları yeterince işletmeyen politikaların sonucudur” dedi.
Kadın cinayetlerinden yalnızca faillerin sorumluğu olmadığı, kadınları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen ve failleri cesaretlendiren düzenin de sorumlu olduğu ifade eden Meşe, “Bizler Denizli Kadın Platformu olarak bir kez daha haykırıyoruz; kadın cinayetleri politiktir. Zira kadınların yaşam hakkını korumak devletin en temel sorumluluğudur. Kadına yönelik şiddeti önleyen yasalar etkin uygulanmalıdır. İstanbul Sözleşmesine derhal dönülmelidir. Koruma kararları gecikmeden ve eksiksiz hayata geçirilmelidir. Faillere uygulanan cezasızlık politikalarına son verilmelidir. Şiddet başvurularında kadınların güvenliği esas alınmalıdır. Bahar Taş’ın şüpheli ölümü aydınlatılıncaya kadar soracağız: Bahar’a ne oldu? Kadın cinayetleri sona erinceye, şüpheli kadın ölümleri aydınlatılıncaya; kadınların özgür, eşit ve şiddetsiz bir yaşam sürdüğü bir ülke kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşamak istiyoruz” diye konuştu.
“ŞÜPHELİLERİN SERBEST BIRAKILMASI KABUL EDİLEMEZ”
Eylemde söz alan CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da, Türkiye'nin neresinde olursa olsun şüpheli kadın ölümleri aydınlatılıncaya, kadın cinayetlerinde failler hak ettiği cezayı alana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Mecliste Adalet Bakanlığına yönelttiği soru önergesine değinen Karaca, "Bahar Taş'ın şüpheli ölümü aydınlatılmadan, adli tıp raporundan ölüm nedeni ortaya çıkmadan şüphelilerin ifade vererek serbest bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değil. Etkin yargılama gereğinin yerine getirilmediğini bir kez daha ifade ediyoruz. Servis edilen 'Kalp krizi ve karbon monoksit zehirlenmesi' iddialarının gerçekle bağı kanıtlanmamış, ölüm nedeni henüz bilimsel olarak açığa çıkarılmadan şüphelilerin dışarıda serbest dolaşması kabul edilemez" diye konuştu.
“ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMÜ YOK, AYDINLATILMAMIŞ KADIN CİNAYETİ VARDIR”
Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Merve Öğüt ise, Bahar Taş’ın şüpheli kadın ölümleri zincirine eklendiğini belirterek, “Şüpheli kadın ölümü yoktur, faili aydınlatılmamış kadın cinayeti vardır” dedi.
Öğüt, devletin kadının yaşam hakkını korumak, kadın cinayetlerini önlemek, etkin soruşturma yürütmek ve caydırıcı cezalar uygulamakla yükümlü olduğunu vurguladı. HABER MERKEZİ





