İZMİR'DE DÜNYA ŞİİR GÜNÜ

14 Mart'ta Karşıyaka Sancar Maruflu Yerleşkesi'nde çok güzel bir etkinliğe katıldım. Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği, İstanbul'da bir topluluk; Cemal Süreya'yı yaşatıyorlar. "Üvercinka" adlı bir şiir edebiyat dergisi çıkarıyorlar. Başkan, Bursa Eğitim Enstitüsü'nden arkadaşım Seyit Nezir. İzmir'de de yine Bursa Eğitim'den arkadaşım Halit Özboyacı ayakta tutuyor derneği.

21 Mart Dünya Şiir Günü için İzmir'de anma ve kutlama gerçekleştirildi. İzmir'in şiir sevdalıları buluştu, şiir okudu, şiir konuştu.

PEN Yazarlar Birliği'nin 2026 Dünya Şiir Günü Ödülü'nü İzmirli bir şair olan Hidayet Karakuş'a verilmesinin sevincini yaşadılar ve yaşattılar.

Yönlendirici Canan Gürtunca Sanlı, "Şiirin saf ve en dirençli sesi Cemal Süreya'yı bir kez daha anıyoruz. Seyit Nezir önderliğinde düzenlenen bu toplantıyı yapıyoruz, kendisine teşekkür ederiz. Ayrıca Umudun Belleği Hidayet Karakuş'un PEN ödülüne layık görülmesini de kutluyoruz" cümleleri ile açılış konuşmasını yaptı.

Halit Özboyacı, Cemal Süreya'nın "ORTADOĞU IV" şiirini okudu ve değerlendirdi.

Zaman mı? Değil zaman.
Akan zaman değil mesafelerdir.

Güneşin çekici yukarda
Suyun bıçağı aşağıda

Krom alçakgönüllü, bakır utangaç,
Ağaç: bir damla iki kıvılcım arasında.
Rüzgâr bilmiyor nerden eseceğini
Sınırlar kesik,
Yerleşme yerlerinde balkıma.

Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
...

Cemal SÜREYA

Hidayet Karakuş Dünya Şiir Günü bildirisini okudu.

2026 DÜNYA ŞİİR GÜNÜ BİLDİRİSİ

Hidayet KARAKUŞ

Her insanın bir şiiri vardır. Günümüzün yabanıl ortamında şiirin kaybolduğunu görüyorum.

“Yaşamın hiçbir zerresi yoktur ki içinde şiir bulunmasın” diyor Gustav Flaubert. Öyleyse kendi şiirimizi bulmak için yaşamalıyız.

Şiirin tanımını yapmayacağım. Her şairin tanımı başkadır.

Şiir okumayan insanın kendini tanıması olanaksızdır.

Gençlere bazen “Sevgilin var mı” diye soruyorum. Çoğu içtenlikle “Var” diyor. “Peki sevgiliniz size şiir okuyor mu?

Çoğunlukla “Hayır” diyorlar.

Şaşıyorum. Aşk yaşıyorlar ama şiir yok yaşamlarında.

“Şiirsiz aşk olmaz, aşksız şiir” diyorum.

Tüm bu çoraklığın nedeni eğitim dizgemizdeki sıkıntılı edebiyat dersleri, kitap okumayan, şiir okumayan öğretmenlerdir.

Eğitim izlenceleri şiire geçit vermiyor. Ders kitaplarına göstermelik konulan şiirler, eski olsun yeni olsun çocuğun yaşamına seslenmiyor. Yetkililer de biliyor bunu. Ne ki yine de kötü şiirleri dayatıyorlar çocuklara. Çünkü onlar da şiir okumuyor.

Bir toplum ki şiir gömüsünün üstünde yaşıyor ama eğilip bir küçük şiir okumayı düşünmüyor.

Şiir okuyan bir toplum olsaydık kadın cinayetleri, yolsuzluklar, hırsızlıklar, ülkeyi soyan arsızlıklar, vicdansızlıklar olmayacaktı. Çünkü bir düşünür “Şiir okuyan cinayet işleyemez” diyor.

Şiirin bir dizesi ile günümüzün değiştiğini bilmezsek kör karanlığımızda mutsuzluğumuzun nedenini de çözemeyiz.

Şiir gerçekle hesaplaşmadır. Bu hesabı kapatmaya hiç kimsenin şiir kadar gücü yetmez.

Şiir, bir gün, gün ışığı gibi dünyayı sarıp sarmalayacaktır.

Dünyayı kana bulayan sömürgeci batının politikacılarıyla onun işbirlikçileri barışın değerini bilemezler. Şiir barış demektir. Barışın anahtarı şiirdedir. Şiir okuyan devlet adamları onurlu barıştan başka bir şey düşünmezler.

Onları daha öğrenciyken şiirle yoğurmalı öğretmenler. Bir gün olacaktır bu.

O günü inatla yaratmaya çalışmak görevimiz olmalıdır. O günü de şiir okuyan, şiiri sevdiren öğretmenlerle şairler yaratacaktır.

Ardından "GÖKKUŞAĞI" şiirini okudu.

uzaktı o kara bulut,

düşmezdi aklımıza,

yıkmazdı kaşını,

ansızın saldırdı doruğa,

iniltiyle çöktü yağmurdan,

toprağa,

geceye benzer,

bir şarkı başladı,

ıssız, ışıksız,

oysa uzaklık görecedir,

dedi,

dağdaki yıldız,

ben uzağım ama,

sen,

na kadar yakınsın kendine,

küçüğüm,

...

Ilgın Türev, Cemal Süreya'nın Ortadoğu şiiri hakkındaki tespitlerini anlattı. Bütün savaşların sebebinin petrol olduğunu söyledi.

Yönlendirici Canan Gürtunca Sanlı, şair arkadaşlarını şiir okumaya davet etti.

Ali Özpalanlar: Sınavını Vermekteyiz Proleterleşmenin,

Aslıhan Tüylüoğlu: Bugün Ölen Ben Değilim,

Dizdar Karaduman: İlerleyen Aydınlığın İçindeyim,

Hüseyin Peker: Ardından.

Sanem Hanım'ın güzel sesinden şarkılar dinledik. Dostum Dostum, Bahçada Yeşil Çınar, Ünzile bizi başka alemlere götürdü.

Oya Gündüz Aksu: Şehirler de Bekler,

Fatma Aras: Sen Beni Fırat'tan Say,

Neval Savak: Kalbime Sorma,

Selami Şimşek: Baldıran,

Semiha Taş Özenç: Hiç Olmazsa Bir Cumartesi,

Fatma Nişancı: Ortadoğulu Kızım,

Mehmet Büyükçelik Üstü Kalsın şiirine nazire, Üstüne isterim.

Etkinliğin değerlendirmesini Sevgili Arkadaşım Halit Özboyacı yaptı.

Özboyacı ile Bursa Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nde aynı sınıftaydık. Sınıfımızda şair kimliğiyle hemen öne çıktı. Yalnızca sınıfta değil, okulda da sevildi. Ancak, ama, sözcükleriyle başlayan cümleler, ardından güzellik getirmez. Okul yönetimine karşı yaptığımız ilk boykotta okuduğu şiirden dolayı okuldan, kendi sözcüğüyle kovuldu. Onunla birlikte birçok arkadaşımız da başka okullara sürüldüler. Seyit Nezir Trabzon'a, Münir Şimşek Konya'ya gittiler. Münir, Kitap Kulübü başkanıydı, bana devretti görevi. Okuduğu bir şiir için okuldan atıldı ama ülkenin sevilen, sayılan, şiirleri ilgiyle okunan bir şairi oldu Halit Özboyacı.

Programın son bölümünde Halit Özboyacı günün değerlendirmesini şöyle yaptı:

"Biz bugün burada dizelerden oluşan metinler okumadık. Biz yüreklerin birbirine değdiğine şahit olduk. Her şiir insanın içinden kopup gelen nefes gibi. Kimi zaman çocukluğun sokaklarında dolaşıyorsunuz, kimi zaman da ayrılıkların kıyısında. Şiir, kelimelerin en sade sözcüklerle ifade edilmiş hali. Az sözle çok şey söyleme. Şiir yalnızca anlatmıyor, hatırlatıyor. Orada suskunluk oluyor belki şiir. Bursa Eğitim Enstitüsü'nden bir arkadaşım tesadüfen burada. Orada edebiyat dersinde çalışmalarda bir hocamız eski yazıtlarda olan şeyleri okuttururdu bize. 'Söyleyin bakalım bu nedir?' derdi. İçinde hiçbir iz yok. 'Şiir' derdim. 'Peki nereden çıkardın?' İçindeki sesten çıkardım. Sonra beni çok tutmadılar, okuldan attılar."

Bu toplantıda emeği geçen tüm arkadaşları yürekten kutluyorum.

27 Mart'ta Denizli Şiir Otel'de Uluslararası Dünya Şiir Günü kutlanacak. Hidayet Karakuş 2026 yılı Dünya Şiir Günü Bildirisini okuyacak. 28 Mart'ta da Abalıoğlu Vakfı'nda devam edecek kutlamalarımız. Şair dostlarımla ve şiir sevdalıları ile oralarda buluşacağım.

Hoşça kalın, dostça kalın, şiirsiz kalmayın.