Ortada bir havuz düzeneği ve havuzun da ortasında bir oluk. Etrafta siyah derili kadınlar, çocuklar ve erişkin bir abi. O, bu çeşmeyi yaptıranlara dua ediyor, etrafındakiler de bu duaya, coşkuyla “amin” diyorlar.
Bu bir video kaydı.
Bir duysanız, o kadar içten amin deyişleri var ki gariplerin! Her biri adeta bir melek. Burası Afrika’nın Kamerun ülkesi.
Hayırsever anacığım birkaç hafta önce bir derneğe 15 bin TL bağışta bulunmuş, ölen büyük ninem, ninem ve babam adına. “Bunlar için Afrika’da bir su kuyusu yaptırın da o fakir kullar, o cehennem sıcağında buz gibi su içsinler… içsinler de, ölmüşlerimize dua etsinler,” demiş.
Allah kabul etsin.
Oradakiler de onun sevincini yaşıyor ve dua ediyorlar. Manzara gerçekten göz yaşartıcı!
Sadaka-i Cariye kavramını bilirsiniz.
İslam inancına göre bir müminin amel defterleri, son nefesini verdiği anda kapanır. Artık o saniyeden sonra sınav süresi bitmiş ve sınav kâğıtları toplanmıştır. Kişi bundan sonra ne iyi, ne de kötü, bir amel işleyemez.
“Üç kişi ,” der, Peygamberimiz, “evet o üç kişi hariç.”
Kimlerdir bunlar?
- Sadaka-i Cariye yapanlar: Senin yaptığın veya senin adına yapılan hayırlı bir amelin, sen öldükten sonra da işlemesi. Örnek de şöyle verilir: Cami, çeşme, yol hayrı ve buna benzer sevaplar.
- Güzel bir eser bıraktığında, onu okuyup ondan faydalanan insanlar olursa, oradan kazanılan sevaplar.
- Senin için dua eden hayırlı bir evlat yetiştirmişsen, onun ettiği dualar.
İşte bu üç kategoriye giren salih ameller, onları yapana, öldükten sonra da sevap yazılmasına vesile olur. Peygamberimizin mübarek sözü bu mealde.
Şimdilerde hayırseverlerimiz sık sık mevlit okutuyor, pişi ikramında bulunuyor, ölmüşleri için. Allah kabul etsin. Her biri tabii yukarıdaki su kuyusu ya da çeşmenin fiyatını kat kat geçiyor.
Peki, şimdi şunu sormadan edemeyeceğim:
Evinde zaten yiyeceği içeceği olan birine verilen bir öğün yemek veya pişi mi?
Yoksa günde en fazla 1 dolarla karnını doyurmaya çalışan, Afrika’daki, Gazze’deki ya da ülkemizdeki bir fakirin yiyeceğini, içeceğini temin mi?
Hangisi makbul bunların?
Artık kararı siz verin…
Haa diyeceksiniz ki, yardım ederim etmesine de, bakalım o paralar o garibanlara ulaşacak mı?
Haksızsınız, diyemem.
Çünkü bu ülkede birebir yaşanmış bir FETÖ tecrübesi var.
Ama istenirse güvenli bir aracı her zaman bulunur.
Siz buna Diyanet Vakfı deyin,
Kızılay deyin,
İsterseniz de güvendiğiniz bir sivil toplum kuruluşu veya dernek…
Yeter ki karar versin bizim insanımız.
Tekeden süt bile çıkarır alimallah…
Siz verdiniz de hayrınız yerine ulaşmadı mı? Bu artık sizin sorununuz değil.
Ne demişler?
“İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir.”