Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi sendikalar Denizli’de insanca yaşam için iş bıraktı. Şubeler Platformu katılımcıları Gazi Bulvarı üzerindeki Candoğan Parkı önünde toplandı, daha sonra Defterdarlık merkezine yürüdü.
Grup adına açıklamayı KESK Denizli Dönem Sözcüsü Yusuf Yurdakul yaptı. Kamu emekçilerinin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5 zam ve bin TL seyyanen artışla girdiğini belirten Yurdakul, “Toplu taşımadan sağlık katılım paylarına, kiradan köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kalemde zam, maaş artışımızın en az iki katı oldu” dedi.
Geçinemediklerini dile getiren Yurdakul, “Maaş zammının çoğu kiraya gidiyor. Kalanı ise gelir vergisi dilimleriyle eriyor. Bu tablo sürdürülemez. 10 yıl önce en düşük maaşla 17 çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor. 25 yıl önce emekli ikramiyesiyle ev alınabiliyordu, bugün ikinci el bir otomobil bile mümkün değil. En düşük memur emekli aylığı tarihimizde ilk kez açlık sınırının altına düştü” dedi.
Sendika üyeleri daha sonra Denizli Sosyal Güvenlik Kurumu binası önüne yürüdü. Burada konuşan KESK üyesi Ersoy Özden, kapıkulu değil, kamu emekçisi olduklarını haykırdı. Özden, baskılara, yasaklara ve emeklerinin değersizleştirilmesine dur deme zamanının geldiğini vurguladı.
İlk aydan itibaren maaşlara ek olarak yüzde 20 zam, ilave seyyanen ödeneğin maaşlara yansıtılmasını ve kamu emekçilerine 3600 ek gösterge hakkının verilmesini isteyen Özden, “Mülakatların ve toplu sözleşme hakkını engelleyen düzenlemelerin kaldırılması, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması, kira, kreş ve yol desteği sağlanmasını istiyoruz” dedi. HABER MERKEZİ




