HUZUR AYI

“Ey iman edenler oruç size yazıldı, gerekli görüldü” Bakara 2/183

Oruç farsça olup aslı savm’dır. Lügatte savm tutmak demektir. Şeriatta, özel bir tutmaktan ibarettir ki o da, niyet ile beraber sabahtan akşama kadar yemekten, içmekten ve cinsi ilişkiden, (nefsi) tutmaktır. Oruç iman edenlere farzdır.

Oruç Allah indinde dinin bir gereğidir. İslam’ın gereği olanı yapmak sahip çıkmak taraf olmaktır. Uzak olanlar sahipsiz kalmışlardır. Curcani İslam’ı şöyle tarif etmiş. Resulullah (s.a.v.)'in haber verdiği şeylere bağlanmak ve boyun eğmektir. Allah’ın varlığına inanmanın ötesinde itimat etmek, güvenmektir.

Eğer Allah’ın koyduğu kuralları yerine getirmede zorlanıyorsak problem vardır. Test etmenin bir yolu Ramazan ayında oruç tutmak ne anlama geliyor? İçimizden oruç tutma arzusu geliyorsa sıkıntı yoktur. Çare var mı? İhtiyaç görüp görmeme durumu yolumuzu aydınlatır.

Eskiler şöyle demişler:”Allah, doğru olana eriştirendir. İşimin başında ve sonunda O'na güvenip dayandım.” Niçin böyle? Çünkü Ramazan ayında oruç ve diğer ibadetleri ancak samimi olanlar, Allah’a güveni olanlar sonuna getirebilirler.

Ramazan ayı huzur ayıdır. İstatistik verilere göre bu ayda suç oranı düşüyor, huzur ortamı oluşuyor. İslam huzurdur sözü doğrudur. İnsan Allah emirlerini göre yaşarsa gelecek korkusunu geçmişin mahzunluğunu hissetmez. Rahmet bereket ve huzur ayı bir milat olsun.

Güzel şeylerin ne olduğunu anlayan bilen olanlara devamını getirme azmi niyeti versin! Neden olmasın? Huzura sakinliğe kavuşan neden bırakır? Eğer bırakıyorsa bu ibadeti anlamamış demektir. Rabbim kadir kıymet bilenlerden eylesin! Oruç tutmak Allah’tan memnun olmak demektir. Elbette bu sakinliği beraberinde getirir. Allah iman edenlerin üzerine nimetini indirir O’nun yardımı devamlıdır bu ancak devamlı kulluk ile mümkündür.

Evet, İslam huzurdur, sakinliktir, İslami yaşantı fıtrata göre hayat demektir. İnsan dengesini kaybederse huzuru gider. “Şimdi sen, varlığını her tür sapmadan uzaklaşarak tümüyle doğru ve asıl dine, Allah’ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir; (ta ki) Allah’ın yarattığında olumsuz bir değişme olmasın: işte, değerlere dayalı gerçek Din’in (amacı) budur ve fakat insanların çoğu bilmezler.” Rum 30

Bu ayette geçen fıtrat Allah’ın insanı üzerinde yarattığı fıtrat, yaratılıştan her insanın özüne yerleştirilen iyiye, doğruya ve hakikate olan eğilimdir. İnsan bir amaç için yaratılmıştır.

Gerek günlük gerek yıl içerisinde insanın başına gelen olaylar mutlaka müspet menfi bir oluşum meydana getirir. Oruç ve benzeri ibadetler fabrika ayarlarına dönmedir.

Yolcuya yol bilgisi gerekiyor. Bu doğru bilgiyi insana yalnız Allah verir. Ramazan ayı Kur’an’ın nazil olmaya başladığı aydır. Bu ayın kadrini bilen oruç tutar. Ama asıl kendisine iyilik yapmış olur.

İslam kelime anlamı “itaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim olmak, esenlik ve barış içinde olmak” olan İslâm, dinî bir terim olarak “Allah'a itaat etmek, teslim olmak, Hz. Peygamber'in din adına getirdiklerinin hepsini bütün varlığıyla benimsemek ve benimsediğini ortaya koymak” demektir.

Yüce Allah Hz. Muhammed’e vaat ettiği bütün yardım ve zaferlerin elde edilmesinde müminlerin kalplerine huzur, sükûn ve güven verdiğini hatırlatarak müminleri bu davada yalnız bırakmadığını ve onları desteklediğini bildirmektedir. Tevbe 9.26’da da belirtildiği gibi, Huneyn’de de yaşandığı üzere, yardımın en büyüğü kalplere yönelik olan huzur ve güvendir.

İslami bir hayatı bilmeyen bildiği halde uygulamada hata yapanlar yanlış yapmaktadır. Bir bakıma cahilliktir. İslam’ın zıddı olan Cahiliye anlayışı insanın kendi gücüne güvenmesi, sınırsız benlik, hiçbir otorite karşısında eğilmeme anlamına gelir.

Bir insanın müslüman oluşu ise onun bencillikten kurtulmasını, gücüne fazlaca güvenmekten vazgeçip alçak gönüllü bir kul olarak Allah’ın huzurunda durmasını ifade eder. Bu durumda bir yanda Allah’a karşı kibir, gurur ve küstahlığı temsil eder. Cahiliye kelimesi üzerine araştırma yapan ilim sahipleri şöyle der. Cahil ufak bir kızgınlık anında iradesini kaybeden, kontrolsüz bir ihtirasla öfkesine kapılıp sonucu düşünmeden ileriye atılan sabırsız kişinin sorumsuz davranış sahibidir.

Hâlbuki insana yakışan hilimdır. Hilim duygularına hâkim olan, her durumda sakin kalmasını bilen insanın tavrını nitelemektedir. Ne yazık ki insan mütevazı yumuşak olması gerekirken İslam’a insanlığa düşman oluyor, kin ve nefret enerci kaynağına dönüşüyor.

Bu toprakların insanının ramazan ayında yardımlaşma duygusu artar. Niye çünkü din ve dini değerler insanı merhamet sahibi kılar anlattıklarımı doğru yararlı buluyorsanız devamını getirin. Dünya ahiret fayda bulacağımızdan emin olun.