Gerçekten yetenekli olan ve şehre ruh katan sanatçıların yanı sıra, ekipmanını kapıp çevreye rahatsızlık veren amatörlerin de çoğalması, "düzenleme" çağrılarını beraberinde getirdi.
"Kulağımızın Pası mı Siliniyor, Huzurumuz mu Kaçıyor?"
Vatandaşlar, sokak müziğinin engellenmesini değil, tam aksine bu işin bir standarta oturtulmasını istiyor. Sokakların kontrolsüz bir sahneye dönüştüğünü belirten kent sakinleri, zaman zaman yüksek ses ve kalitesiz performanslar yüzünden çevre sakinleri ile müzisyenler arasında ciddi tartışmalar yaşandığını dile getiriyor.
Bir vatandaşın isyanı durumu özetliyor:
"Gerçekten bu işe gönül vermiş, enstrümanına hakim olan insanları dinlemekten keyif alıyoruz, onlara sahip çıkmalıyız. Ancak eline her mikrofon alan, detone seslerle saatlerce aynı yerde gürültü kirliliği yapıyor. Hem esnaf hem de yoldan geçenler mağdur oluyor."
Giderek büyüyen bu karmaşanın önüne geçilmesi için yetkililere seslenen vatandaşlar, acilen bir düzenleme getirilmesini talep ediyor. Öne çıkan en net çözüm önerisi ise "Sertifikalı Sokak Sanatçılığı" sistemi.
Vatandaşların yetkililerden talepleri şu şekilde sıralanıyor:
Yetenek Komisyonu: Belediye veya Kültür Müdürlükleri bünyesinde kurulacak bir kurulun, sokak sanatçılarını belirli bir aşamadan (seçmeden) geçirmesi.
Performans Belgesi: Sadece yeteneği ve müzik kalitesi onaylanan kişilere sokakta çalabilmesi için resmi bir izin belgesi verilmesi.
Belirlenmiş Alanlar ve Saatler: Şehrin dokusunu bozmayacak, esnafı ve sakinleri rahatsız etmeyecek belirli noktaların ve saat aralıklarının önceden tayin edilmesi.
Her Önüne Gelen Değil, Hak Eden Yapsın!
"Sokak müziğine evet, gürültü kirliliğine hayır" diyen vatandaşlar, bu işin her önüne gelen tarafından değil; yetenekli, bu işe gerçekten gönül vermiş ve şehir estetiğine katkı sunacak kişilerce yapılmasını istiyor. Şimdi gözler, hem sokak sanatını koruyacak hem de vatandaşın huzurunu sağlayacak o adımı atması için yerel yönetimlere ve yetkililere çevrilmiş durumda. HAKAN BOZKURT