Hayat denge üzerine kurulmuş. Denge bozulduğunda veya dengeyi kuramadığımızda; fiziksel, sosyal, mali, psikolojik sorunlar doğar. Psikoloji açısında bakalım. Özgüven ego dengesi bozulduğunda; ego şişiyor, büyüyor ve insanı davranış bozukluğuna götürüyor. Sonuç: Kalitesiz ilişkiler, problemler ve kalitesiz bir hayat. Yeme içme dengesi bozulduğunda, obez insanlar çoğalıyor. Obeziteye bağlı bünyede birçok hastalıklar oluşuyor. Bazen tam tersi ruh sağlığımız bozuluyor anoraksa kadar giden rahatsızlıklar. Ekonomik dengeler bozuluyor borçlu, icralı, sıkıntılı, çileli bir yaşam. Bazılarımız aniden varlık sahibi oluyoruz. Kişinin ani oluşan sosyal ve ekonum durumu hazmedememesi sonucu; davranış bozuklukları, yaşanan hüsran. Yıllardır izlerim Milli Piyango çekilişinde, büyük ikramiye çıkan dar gelirlilerin çoğunun hayatı hüsranla, sefillik içinde bitmiştir.
Yaşamda fiziksel, sosyal, ruhsal dengeler bozulduğunda; kişinin yaşamında birçok şey, dengeyle birlikte bozuluyor. Hayatta ilerlemek, üretmek için; çalışkan ve azimli olmak gerekiyor. Fakat azmin biraz ilerisi hırstır. Denge bozulup, azim hırsa evirildiğinde; çevresini yok sayan, ezen, insanı değerleri kaybetmiş, kendisini kontrol edemeyen bir ucube ortaya çıkıyor. Sevgi dengesi bozulduğunda; ilişki dengesi bozulmuş, nerede ne yapacağı belli olmayan, öne çıkmak, fark edilmek için takla atan insanlar.
Dengeyi tecrübeler üzerinden, anlatmaya devam edelim. Bilgeye bir gün sormuşlar, zehir nedir? Bilge, sakin bir sesle cevap vermiş: İhtiyaçtan fazla olan her şey zehirdir. Fazla güç insanı zalim yapar, fazla dinlenmek tembelliğe götürür, fazla yemek bedeni yorar, ruhu ağırlaştırır, fazla ihtiras kalbi kör eder, fazla korku insanı esir alır, fazla sakinlik bile bazen insanı hareketsiz bırakır, fazla öfke kalpleri kırar. Fazla neşe insanı ölçüsüz yapar, fazla nefret ruhu karartır, hatta fazla iyi niyet bile yerinde kullanılmadığında insanı zarara uğratabilir. Unutma ki su hayat verir, ama fazlası canlıyı boğar. Ateş ısıtır ama fazlası yakar. Sevgi iyileştirir ama fazlası insanı kör edebilir.
Dünyadaki her şey doğru miktarda olduğunda faydalıdır. Dozu kaçtığında ise yavaş yavaş zehre dönüşür. İnsan çoğu zaman, ölçüsüzlükten zarar görür. Bu yüzden hayatın sırrı her şeyde dengeyi bulabilmektir. Her şey ne eksik kalacak kadar az, ne taşacak kadar fazla olmamalı. Yaşam denge üzerine kurulmuş ve hayat denge sanatıdır. Aşırılıklar insanı yorar, ölçü ise huzur verir. Her şeyin fazlası zarar, kararında olan şifadır. Yaşamda denge; zihin, beden ve ruh uyumunu koruyarak; iş ile özel hayat arasında köprü kurma sanatıdır. Einstein’nin söylediği gibi, ” hayat bisiklete binmek gibidir, dengemizi korumak için hareket etmemiz gerekir”. Denge durağanlık değil, hayatın iniş çıkışlarında uyum içinde hareket etme becerisidir. Herkese uyumlu, doyumlu, dengeli bir yaşam dilerim.