GÜLMEK VE AĞLAMAK

Gülmek mi istersiniz yoksa ağlamak mı diye sorsalar. Hiç tereddüt etmeden gülmek deriz. Ama bir gerçek var hayatta her ikisi de var.

Gülmek için şöyle tarif etmişler.” vücutta kişinin kendisini iyi hissetmesine neden olan kimyasallar salgılar neticesinde olur. Gülmenin zihin ve beden sağlığına faydaları ise şunlar: Stres ve gerginliği azaltıyor. Ve strese bağlı hastalıklardan koruyabiliyor.

Ağlamak insanı rahatlatır demişler. İçimizdeki sıkıntıları gözyaşları ile bedenimizden böylelikle uzaklaştırabiliriz. Ağlamak, yeni bir başlangıcın habercisidir aslında. Ruhun sıkılan ve bunalan bölümünü silmek için bir çıkış yoludur ağlamak. Ağlarken bir ferahlık gelir içinize, rahatlama hissedersiniz kalbinizin bir köşesinde. Gözyaşlarınız süzüldükçe sanki kötülüklerden arındığınız duygusuna kapılırsınız.

Nevzat Tarhan hoca bu konuda şöyle der: “Dünyanın en pahalı sıvısı samimi gözyaşıdır ve benzeri yoktur. Yüzde onu su, yüzde doksanı duygulardır. Onun için sakın kimsenin kalbini kırma! Masumiyet, acziyet, fakirlik ve zayıflık lisanı ile olan hüzün evreni titretir.”

“Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz.” Necm, 60 Mekkeli müşrikler kendi durumlarını sorgulamaları gerekirken, inkârcılıkları ve vahiyde yer alan mesajlara karşı isyanları nedeniyle üzülüp ağlayacakları yerde, Müslümanlarla alay etmeyi ve onların hallerine gülmeyi tercih etmişlerdi.
Risaletin ilk yıllarındaki bu tutum tarihte diğer peygamberlerin ümmetleri arasında da görülmüş, inkârcılar müminleri küçük görüp onlarla alay etmişlerdi. Bu olumsuz tavır bugün de maalesef sürmekte, Allah bilir amma ilerde de kim bilir çok daha artan boyutlarda sürecek gibi görünüyor.

Hakka ve hakikate karşı bu alaycı tutumun arka planında İblis kaynaklı bir kibir vardır

Buna “üstün olmadığı ve üstünlüğü hak etmediği halde kendini üstün görme hastalığı” diyebiliriz. İblis de Hz. Âdem’e verilen bilgi nedeniyle secdeye kapanma emrine karşı kibir göstermiş ve sahte bir üstünlük anlayışı üreterek daha sonrakilere bu yolu açmıştır.”

Kalp hüzünlenir göz yaşarır” der Hz. Muhammed As. Bu insani bir durumdur. Ama neyi ne kadar ağlayacağız ve güleceğiz bilmemiz dünya ve ahiret lazım.

Ağlamak her ne kadar rahatlamaksa istenilen bir durum değil. Ağlayan kim olursa olsun insan etkilenir. Ağlama der teselli eder insan. Bazen de ağlama biz birilerini ağlattık şimdi biz ağlıyoruz, ödeştik deriz.

Dünyalık olan ne varsa hepsi gelip geçici ömür boyu ağlayan, gözünün yaşı kalmayan insan gördüm. Ama vefat etti ve hüzün dünyası bitti. Asıl ahirette ağlamamak lazım. “Baban bundan sonra acı çekmeyecek” diye kızı Fatıma’yı teselli eden Hz. Muhammed’i hatırlamak lazım.