Allah c.c daveti karşısında insanın tavrı “İşittik ve itaat ettik” diyoruz böyle olmalı. Nur 51. İnsanın başka türlü umduğuna erebilmesi mümkün değildir. “İşittik ama karşı geliyoruz” diye söz söylemek başka bir şeyi sevmektir. O zaman bozguncu olma dönemi başlamış demektir.
İnanç ve eylem şirk küfür ve günahlar insanın özelliğini gideriyor. GDO’lu ürün misali özelliği kokusu kuvveti gidiyor. Söz tesir etmiyor, kalp katılaşıyor körlük başlıyor.
Ne yapmalıyız? Kalplerin kilidini açmak için gene de Kur’an’ı çare olarak görmek gerekiyor. Bu kitap düşünmeyi satır arasından satır arkasını görmemiz gerektiğinin bilgisini veriyor.
Dünyada yaşıyoruz arkası nedir? Ahiret o günün sahibi Allah. En basitinden yazın hazırlığı bahardan, kışın hazırlığı yazdandır. Tedbir almak akıllıca ve mantıklı değil mi? Bedel ödeme, zahmete katlanma yanında ısrar ve sebat etmek boşuna diyebilir miyiz? Asla. Kılavuz mu gerekli? Kitap ve Resul örnekliğinin nesi eksik? Yoksa otorite olarak şeytan yeter mi diyoruz.
Fatiha suresinde Allah “ Din gününün sahibidir” . Dünya sonrası dirilme toplanma, bilgilendirilme yani sorgulama sonra değerlendirme ödül veya azapla buluşturulma gerçekleşecek.
Söz tesir etmiyor, hakikat karşısında insanımız bildiği halde duyarsız, doğru gerçek. Biz bir şey yapamayız dersek gönül fatihi olma rütbesini kaybederiz. Hata mı yaptım, yanlış mı söyledim, örnekliğimde bir eksiklik mi var gibi öz eleştirimiz olmalı. Muhatap bulamamız bizi yıldırmamalı. Tebliğ açıklama ve temsil vazifemizi yapmaya çalışmalıyız. Arayışımız hep sürmeli, ustalık eseri olacak bir söz veya davranışımızın olması umudunu yitirmek doğru değil. Yolcuya yol gerek sonuç ne olur bilemeyiz. Derdimiz yeni fatihler kazanmak, gönül fethine çıkan yiğitlerimiz olsun. Gönül ister ki ustalık eserlerimiz olsun, gelecek nesillere umut olsun, ışık olsun.