Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada müşteki Tamer Ceylan'ın, Pamukkale Üniversitesi Genel Sekreteri olarak görev yaptığı dönemde peş peşe görevlendirmeler, soruşturmalar ve idari işlemlerle sistematik baskıya maruz bırakıldığı iddiaları dosyaya yansıdı.

Sanık olarak yargılanan eski Rektör Prof. Dr. Hüseyin Bağ'ın Tamer Ceylan'a yönelik sistematik bir biçimde yıldırma, pasifize etme ve işten uzak tutma amacı taşıyan görevlendirmeler yaptığı; haksız ve hukuka aykırı disiplin soruşturmaları açtığı; hizmet gerekleri dışına çıkarak kadro statüsünden uzak tutma gayreti içinde olduğu hususlarını iddianamede yer aldı.

Cumhuriyet Savcısı, Prof. Dr. Hüseyin Bağ'ın Türk Ceza Kanunu'nun 257/1 maddesi kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Müşteki vekilleri ise dosyadaki her işlemin ayrı ayrı suç oluşturduğunu savunarak sanığın farklı fiiller nedeniyle ayrıca cezalandırılması gerektiğini ileri sürdü. Mahkeme heyeti, Tamer Ceylan hakkında yapılan bazı görevlendirmelerin "kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı", ayrıca belirli bir süre boyunca "yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan işlemler" uygulandığı yönünde tespitlerde bulundu. Mahkeme kararında, sanığın eylemlerinin "yoğunluk ve süreklilik" taşıdığına dikkat çekildi.

Suçun işleniş biçimi, mağduriyetin ağırlığı ve eylemlerin sürekliliği dikkate alan mahkeme heyeti, Prof. Dr. Hüseyin Bağ hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmetti. Uygulanan indirimle cezayı 1 yıl 15 güne düşüren mahkeme heyeti, sanığın sabıkasız olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak olan Hüseyin Bağ ve müşteki Tamer Ceylan'ın 2 hafta içinde Denizli Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusunda bulunabileceği belirtildi.

ANADOLU EĞİTİM SEN’DEN AÇIKLAMA

Genel sekreter Tamer Ceylan’ın üyesi olduğu Anadolu Eğitim Sen’in Denizli İl Başkanı Özlem Özer, yargı kararını yaptığı yazılı açıklama ile değerlendirdi, mahkeme kararının mobbingi tescillediğini ifade etti.

Özer, “Üyemiz Tamer Ceylan’a yönelik eylemlerin hukuk dışı olduğu tescillenmiştir. Mahkeme, sanığın üyemize yönelik sistematik bir biçimde yıldırma, pasifize etme ve işten uzak tutma amacı taşıyan görevlendirmeler yaptığı; haksız ve hukuka aykırı disiplin soruşturmaları açtığı; ​hizmet gerekleri dışına çıkarak kadro statüsünden uzak tutma gayreti içinde olduğu ​hususlarını sabit görmüştür. Mahkemece verilen kararda, bu eylemlerin 'Görevi Kötüye Kullanma' suçunu oluşturduğu belirtilerek, sanık hakkında hapis cezasına hükmedilmiştir” dedi.

Akademinin bilim yuvası olması gerekirken, kişisel hırsların, koltuktan alınan güçle mobbing uygulamanın yeri olamayacağını belirten Özer, “Mahkeme tutanaklarına da yansıdığı üzere, idarenin gücünü bir baskı aracı olarak kullanarak üyemizi manevi tacize maruz bırakan anlayış, yargı önünde hesap vermiştir. Verilen bu karar, üniversitelerin kişisel husumetlerin görüleceği yerler değil, bilimin ve hukukun hakim olduğu kurumlar olması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. ​Anadolu Eğitim Sendikası olarak; üyemizin uğradığı maddi ve manevi zararların takipçisi olduğumuzu, gerek akademik personelin gerekse bütün eğitim çalışanlarının onurunu zedeleyen, çalışma huzurunu bozan her türlü keyfi uygulamanın karşısında dimdik durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. ​Hukuksuzluğa karşı sessiz kalmadık, kalmayacağız” dedi. HABER MERKEZİ