Bir türlü önüne geçilemeyen öğretmenlere yönelik saldırılara bir acı halka da İstanbul’da eklendi, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 17 yaşındaki bir öğrenci, öğretmen Fatma Nur Çelik’i bıçaklayarak öldürdü. Bir öğretmen ile bir öğrencinin de yaralandığı acı saldırı Türkiye genelinde eğitimcilerin tepkisini çekti.
Öğretmenler bir gün iş bırakma eylemi yaparken, Denizli’de örgütlü 8 sendika Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı, tepkilerini ortaya koydu. Açıklamaya Eğitim-İş, Eğitim Gücü-Sen, Eğitim Bir-Sen, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası, Türk Eğitim-Sen ve Anadolu Eğitim Sendikası üyeleri katıldı.
Eğitimciler, üzerinde “Artık yeter, öldürülmek istemiyoruz” yazılı pankart açtı. Eğitimciler adına açıklamayı Hürriyetçi Eğitim-Sen Başkanı Ersin Dede yaptı. Tepkilerinin bir soruna dikkat çekmenin ötesinde, ihmal ve duyulmayan çığlığı yeniden dile getirmek üzere bir araya geldiklerini belirten Dede, “Bu çığlık her sabah kendi ışığından azalıp çocuklarımızın geleceğini aydınlatmak için tükenen öğretmenlerin çığlığı. Daha dün geleceği daha parlak olsun diye emek veren bir öğretmenimizin ışığı söndürüldü. Hem de uğruna kendini tükettiği öğrencisi tarafından. Bu olay hepimizin vicdanında kapanmayacak bir yara olarak kalacaktır” dedi.
Son dönemlerde uygulanan politikalar ile öğretmenlerin ve öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığına dikkat çeken Dede, hedef gösterildiğini anlattı. Yaşanan sorunun sadece bir güvenlik meselesi olmadığının altını çizen Dede, 40 dakika güvenle ders işleyemez hale geldiklerini ifade etti.
Dede, “Mesele yaşananlar yalnızca fiziki güvenlik eksikliği değildir. Yıllardır öğretmenlik mesleği sistematik biçimde itibarsızlaştırılmıştır. Öğretmen, ‘yatarak maaş alan’ denilerek haksız ve incitici biçimde hedef gösterilmiş, cami avlusunda yem bekleyen güvercine benzetilerek değersizleştirilmiş, fonlanan bir meslek grubu gibi gösterilerek itibarsızlaştırılmıştır. Bu söylemlerle örülen değersizleştirme iklimi, öğretmeni toplum nezdinde zayıflatmış, otoritesini aşındırmış ve şiddeti cesaretlendiren bir zemine dönüşmüştür. Bugün yaşadığımız acı tablo, sadece bir güvenlik sorununun değil, yıllardır biriken bu değersizleştirme anlayışının da sonucudur. Genel başkanımızın daha önce sorduğu soruyu sayın bakana bir kez daha sormak istiyorum. ‘Artık derslere çelik yelekle mi girelim?’ Ne zaman eğitim çalışanlarının sesini duyacaksınız? Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum anlayışından 40 dakika güvenle ders işleyemediğimiz bir zamanın kölesi olmuş durumdayız. Unutmayın can güvenliği bir lütuf değil, en temel haktır” dedi.
EĞİTİM-İŞ’TEN YÜRÜYÜŞLÜ TEPKİ
Eğitim-iş Denizli şubeleri bu eylemin ardından yaşanan şiddet olayına gerçekleştirilen yürüyüş ile tepki gösterdi. Gazi İlkokulu önünde toplanan sendika üyeleri öğretmenler, Delikliçınar Meydanı’na kadar yürüyerek katliamı kınadı. Yürüyüşe Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, CHP Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de destek verdi.
Yürüyüşün ardından Eğitim-İş Denizli 1 No’lu Şube Başkanı İlker Zengin ile Eğitim-İş Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu açıklama yaptı. Okulu, üzücü bir olay dolayısıyla bir arada olduklarını belirterek, artık sıradanlaşan bu tür olaylar nedeniyle öğretmenlerin can güvenliklerinin tehlikede olduğunu vurguladı, sorumluların hesap vermesi gerektiğini kaydetti.
Eğitim-İş Denizli 1 No’lu Şube Başkanı Birleşik Kamu-iş Konfederasyonu Denizli İl Başkanı İlker Zengin de okulda yine bir öğretmenin öldürüldüğüne işaret ederek, “Eğitim yuvasında. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde. 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir. Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur” dedi.
Cinayetin arkasındaki zihniyetin, öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayış olduğunu öne süren Zengin, “Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır: “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır” dedi. HABER MERKEZİ





