Migros’un 12 kentte bulunan 20 deposunda yaklaşık 5 bin işçi, 23 Ocak’ta başlattıkları eylemlerini sürdürüyor. İşçiler, şirketin sunduğu yüzde 28’lik zammı yetersiz bularak reddetti. Talepler arasında insanca yaşanabilecek düzeyde ücret artışı, taşeron sisteminin kaldırılması, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi, banka promosyonlarının tam ödenmesi ve sendikal örgütlenme hakkına saygı gösterilmesi yer alıyor.
DENİZLİ’DE EYLEM
Denizli Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen sendika temsilcileri, siyasi parti üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Migros Demokrasi Şubesi önünde basın açıklaması yaptı.
Katılımcılar sloganlarla işçilere destek verirken, platform adına açıklamayı Mehmet Arslan yaptı. Migros depo işçilerinin 23 Ocak Cuma günü İstanbul’da sendikaları DGD-SEN öncülüğünde bir direniş başlattığını belirten Arslan, Türkiye’nin dört bir yanındaki Migros mağazaları önünde Migros depo işçilerinin yanında olduklarını ifade etti.
Şirketin sunduğu yüzde 28’lik zammı “sefalet zammı” olarak nitelendiren Arslan, bu teklifin işçiler tarafından kabul edilmediğini hatırlattı. Direniş süresince patronlar ve kolluk kuvvetleri tarafından eylemin bastırılmaya çalışıldığı öne süren Arslan, “Ülkemizde emekçiler, önü alınamayan hayat pahalılığı karşısında her geçen gün daha fazla yoksullaşırken; Migros depo işçileri düşük ücret dayatmasına ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı anayasal haklarını savundukları için bugün cezalandırılmak istenmektedir” dedi.
Eylemlerin başlamasından bu yana en az 400 işçinin haksız ve hukuksuz şekilde işten çıkarıldığı öne süren Arslan, aynı süreçte yaklaşık 100 işçinin haklarını savundukları gerekçesiyle gözaltına alındığı kaydetti.
Arslan, “Eğer Migros yönetimi, bu işçileri şehir dışındaki depolara hapsedip seslerini boğabileceğini sanıyorsa yanılıyor. Tüm Migros marketleri artık bizim için birer mücadele alanıdır” diye konuştu.
Vatandaşları Migros’u boykot etmeye davet eden Mehmet Arslan, 400 ailenin kış ortasında gelirsiz bırakıldığını, kimi ailelerin kalacak yerlerinden edildiğini ve işçilerin kolluk kuvvetleri tarafından baskı altına alınmaya çalışıldığını anlattı.
Arslan, “Yönetim, depo işçilerinin gıda tedarik zincirindeki ‘kritik rolünü’ her fırsatta vurgularken, bu stratejik önemi işçinin lehine değil, aleyhine bir baskı unsuru olarak kullanmaktadır. İşçinin emeğine ‘vazgeçilmez’ deyip, hakkını arayan işçiyi gözaltına aldırmak en açık şekliyle bir emek düşmanlığıdır” dedi.
Denizli Emek ve Demokrasi Platformu’nun taleplerini sıralayan Arslan, “Haksız ve hukuksuz yere işten atılan 400 işçinin tamamının derhal işe iade edilmeli, işçilerin insanca yaşamasına olanak tanıyacak meşru ücret talepleri kabul edilmeli, iş yerlerindeki sendikal örgütlenme hakkına saygı gösterilmeli, işçiler üzerindeki mobbing, baskı ve gözaltı gibi yıldırma politikalarına son verilmelidir” dedi. HABER MERKEZİ




