DENİZLİ KENT MÜZESİ BAHÇESİNDE AMAZONLAR LAHDİ

Şehrimizin kültürel mirasını kentle buluşturan Denizli Kent Müzesinin bahçesine iki lahit geldi. Müzenin demir kapısından içeri adım atıp bahçesine doğru süzüldüğünüzde, sizi zamanı durduran bir sessizlik karşılıyor. Ancak bu sessizlik, dilsiz bir boşluk değil; aksine her köşesinden binlerce yıllık hikayelerin fısıldandığı, taşın dile geldiği bir tür zaman tüneli.

Bahçedeki eserlerin arasında Çivril Amazonlar Lahdi bir an sizi büyülüyor. Bu lahit, Çivril ilçemiz yakınlarındaki Eumeneia Antik Kenti topraklarından gün ışığına çıkarılıp buraya getirilmiş. Bilgilendirme panosuna yaklaşıp baktığımda, tarihin yaprakları beni MS 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başlarına, yani Roma İmparatorluğu’nun ihtişamlı dönemlerine götürüyor. Neredeyse 1800 yıllık bir geçmişten bahsediyoruz…

Peki, nedir bu lahiti bu kadar özel kılan?

Lahdin gövdesine yakından baktığınızda, antik dönemin taş ustalarının mermeri adeta bir oyun hamuru gibi nasıl şekillendirdiğine şahit oluyorsunuz. Yüksek kabartma tekniğiyle işlenen sahnelerde, mitolojinin en savaşçı, en mağrur kadınları olan Amazonlar ile Yunan savaşçılarının amansız mücadelesi yani "Amazonomahi" gözlerinizin önünde canlanıyor.

Bir yanda atının üzerinde, rüzgarda savrulan peleriniyle kalkanını kuşanmış bir Amazon kadını; diğer yanda miğferiyle, zırhıyla ona karşı koyan bir Roma askeri… Savaşçılardan birinin yüz hatlarına, kalkanını tutuşundaki o dinamizme ve zırhındaki detaylara baktığınızda; taşın soğukluğuna inat o eski çağ öfkesinin ve kararlılığının hâlâ canlı durduğunu hissediyorsunuz.

Sadece gövdesi mi? Lahdin kırma çatı şeklindeki kapağına gözünüzü çevirdiğinizde, saçaklarda yükselen kükreyen aslan başı kabartmalarıyla karşılaşıyorsunuz. O aslanlar, yüzyıllar boyunca lahdin içindeki ölüyü kötülüklerden korumak, ona ebedi uykusunda yoldaşlık etmek için oraya yerleştirilmişler adeta. Alınlıklardaki spiral geometrik bezemeler ve incelikle işlenmiş mimari süslemeler ise Roma sanatının estetik algısını zirveye taşıyor.

Çivril Amazonlar Lahdi'nin üzerinde de bu temanın seçilmiş olması tesadüf değildir. Antik dünyada Amazonomahi sahneleri; sadece mitolojik bir savaşı değil, aynı zamanda "uygarlık ile barbarlık", "düzen ile kaos" arasındaki evrensel mücadeleyi simgelerdi. Usta taş işçileri, bu sahneler üzerinden lahit sahibinin asaletini, gücünü veya hayattayken verdiği büyük mücadeleleri sembolize etmek isterlerdi.

Tabii lahdin bugünkü durumu biraz hüzünlü. Define avcılarının ve zamanın acımasız pençesi lahdin gövdesinde ve kapağında büyük oyuklar açmış, bazı parçalarını koparmış. Fakat bu yaralar ve kırıklar bile eserin asaletini gölgeleyememiş; aksine ona yaşanmışlık dolu, mistik bir hava katmış.

Eumeneia Antik Kenti’nin bu muazzam mirası, bizlere Denizli topraklarının sadece bugünün tekstil ve sanayi kenti olmadığını, asırlar önce de sanatın, estetiğin ve zenginliğin merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Hafta sonu planlarınıza henüz karar vermediyseniz, size harika bir öneri: Denizli Kent Müzesi’nin bahçesine gidin. Çivril Amazonlar Lahdi’nin karşısına geçin ve o taşın üzerindeki savaşı, adanmışlığı ve asırlık emeği kendi gözlerinizle hissedin. Çünkü tarih, sadece kitaplarda okunmak için değil, bu lahitlerin karşısında durup o ruhu hissetmek için vardır. Denizli muhteşem bir tarihe sahiptir.