DEGİAD’ın İş Geliştirme Komitesi tarafından organize edilen toplantı toplantıya Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu ve Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Hüseyin Memişoğlu konuk oldu. Toplantının moderatörlüğünü DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen yaptı.
Açılışta katılımcılara seslenen DEGİAD Başkanı Sözkesen, sahadaki gerçek gündemi yakından takip ettiklerini belirterek, sanayi ve ihracat odağındaki buluşmalarla Denizli ekonomisine katkı sunmak istediklerini kaydetti.
Sanayiciyi en çok zorlayan unsurun öngörü eksikliği olduğunu dile getiren Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, zor dönemlerde finansman yapısının güçlü olmasının önemine değindi, Denizli’nin birçok kente kıyasla daha güçlü durduğunu vurguladı.
Döviz kuru ile enflasyon arasındaki dengesizliğin rekabet gücü üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu anlatan Kasapoğlu, üretim ve sanayi odaklı yan politikaların güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Organize sanayi bölgelerinin artırılmasının önemine vurgu yapan Kasapoğlu, özellikle ilçelerde planlı şekilde artırılmasının hem üretim kapasitesi hem de istihdam açısından stratejik katkı sağlayacağını ifade etti.
Kasapoğlu ayrıca, ortak girişim kültürünün Denizli’de güçlü bir potansiyel taşıdığını, ölçek büyütme, verimlilik ve öngörülebilirlik ekseninde hareket eden firmaların küresel rekabette daha dayanıklı bir yapı oluşturacağını vurguladı. Avrupa pazarına hızlı hizmet verebilme avantajına da dikkat çeken Kasapoğlu, karbon ayak izi ve sürdürülebilir üretim süreçlerine uyum konusunda Denizli sanayisinin hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdi.
YÜKSEK MALİYETTEN ŞİKAYET ETTİ
DENİB Başkanı Memişoğlu ise yüksek maliyet ortamının rekabeti zorlaştırdığını hatırlattı, katma değerli ürünlere yönelmenin sanayici için bir zorunluluğa dönüştüğüne işaret etti.
Hizmet ihracatındaki artışa da değinen Memişoğlu, ihracatın yalnızca ürün bazlı değil, farklı alanlarda çeşitlenmesinin şehir ekonomisi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Enflasyonun daha öngörülebilir seviyelere gerilemesi ve sermaye yapısının güçlü tutulmasının ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu belirtti.
Firmaların uzun vadeli sürdürülebilirliğine dikkat çeken Memişoğlu, özellikle yeni nesil temsilcilerin ve üçüncü-dördüncü kuşakların aile şirketlerine daha aktif şekilde entegre edilmesinin kurumsallaşma ve vizyoner büyüme açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Genç iş insanlarına yönelik mesajların da paylaşıldığı buluşmada, sürdürülebilir büyüme, risk yönetimi, vizyoner yatırım yaklaşımı ve kurumsal dayanıklılık kavramlarının yeni nesil iş dünyası için belirleyici unsurlar olduğu ifade edildi. Liderlik perspektifi ve kurum yönetim süreçlerine dair tecrübe paylaşımlarının yer aldığı programda, karar alma süreçleri ve kriz dönemlerinde izlenen stratejiler üzerine dikkat çekici değerlendirmeler yapıldı. HABER MERKEZİ




