PAÜ Hastaneleri Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Tülay Becerir, Böbrek sağlığının çoğu zaman erişkin hastalıklarıyla birlikte düşünüldüğünü, ancak bu sürecin temelinin anne karnından başlayarak çocukluk döneminde atıldığını söyledi.
Becerir, “Bu nedenle çocukların böbrek sağlığını korumak, onların sağlıklı geleceğini korumak anlamına gelir.Bugün çocuklarımız pek çok çevresel riskle karşı karşıyadır. Artan sıcaklıklar, yetersiz sıvı alımı, hava kirliliği, sağlıksız çevre koşulları ve çevresel toksinler çocuk böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Özellikle çocuklar susuz kalmaya erişkinlere göre daha duyarlı oldukları için, sıcak havalarda yeterli sıvı tüketimi büyük önem taşımaktadır. Bunun yanında temiz suya ve temiz havaya erişim de çocuk sağlığının ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Prof. Dr. İlknur Girişgen ise, çocukluk döneminde alınan basit ama etkili önlemlerin, ileriki yaşlarda ortaya çıkabilecek önemli böbrek hastalıklarının önüne geçebileceğini ifade etti.
Girişgen, “Çocukların yeterli su içmesi, dengeli beslenmesi, gereksiz ilaç kullanımından korunması, enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesi ve risk taşıyan çocukların erken dönemde değerlendirilmesi bu açıdan çok kıymetlidir. Böbrek sağlığını korumak yalnızca hastalık ortaya çıktığında tedavi vermekle sınırlı değildir. Asıl önemli olan, böbrekleri en baştan koruyacak yaşam koşullarını desteklemektir. Ailelerin bilinçli olması, çocuklara sağlıklı alışkanlıkların erken yaşta kazandırılması ve çevresel farkındalığın artırılması bu nedenle çok değerlidir. Bu yıl Dünya Böbrek Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, çocukların sağlıklı bir geleceğe sahip olması için yalnızca hastalıkları tedavi etmek yetmez; onların büyüdüğü çevreyi de korumak gerekir. Çünkü sağlıklı çocuklar, sağlıklı çevre koşullarıyla mümkündür. Böbrekleri korumak, aslında geleceği korumaktır” dedi. HABER MERKEZİ