Ekonomi

ÇALIŞANIN BÜTÇESİ İLK AYDA ÇÖKTÜ

Türkiye İstatistik Kurumu ile birlikte ENAG ve İTO da Ocak ayı enflasyon verilerini paylaştı.

TÜİK'e göre enflasyon ocak ayında yüzde 4,84 artarken, yıllık ise yüzde 30,65 oldu. ENAG ocak enflasyonunu aylık yüzde 6,32, yıllık 53,42 olarak açıklarken, İTO’nun rakamları aylık yüzde 4,56, yıllık yüzde 36,15 olarak açıkladı. Enflasyon rakamlarının ortaya çıkması, çalışan ve emekli kesimin bütçelerinin daha ilk aydan çöktüğünü ortaya koydu. CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Utanmıyor musunuz diye soracağım ama, zaten ‘utanmıyoruz’ dediler” diyerek tepki gösterdi. Türkiye Kamu-Sen Denizli İl Temsilcisi Emre Erdoğan da Memur bütçesinin 2026’nın ilk ayından alarm verdiğini belirterek, ek zam talebinde bulundu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre Tüketici Fiyat Endeksindeki (TÜFE) değişim, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,65 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,98 artış olarak gerçekleşti.

Açıklanan rakamlar beklentilerin üzerinde oldu. Ekonomistlerin beklentisi ocak ayında TÜFE'nin yüzde 4,25 oranında artması, yıllık bazda ise yüzde 30 seviyesine inmesi yönündeydi. Ekonomistlerin 2026 sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması ocak ayı itibarıyla yüzde 23,73 oldu. TÜİK’e göre enflasyon, aralık ayında beklentilerin altında gelerek yüzde 0,89 oranında artış gösterirken, 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olarak hesaplanmıştı.

İTO ENFLASYONU

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, ocak ayında İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi bir önceki aya göre yüzde 4,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,15 arttı. Aylık değişim gıdada yüzde 4.27, ulaştırmada yüzde 9.96, sağlıkta yüzde 11.94, lokanta otelde yüzde 6.22 oldu. İTO 2025 yılı Aralık ayı için aylık enflasyonu yüzde 1,23, yıllık yüzde 37,68 olarak açıklamıştı.

ENAG’A GÖRE ENFLASYON YÜZDE 53,42

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise 2026 yılı Ocak enflasyonunu aylık yüzde 6,32, yıllık enflasyonu yüzde 53,42 olarak açıkladı. TÜİK, aralıkta aylık enflasyonu yüzde 0,89, yıllık ise yüzde 30,89 olarak açıklarken, ENAG, 2025 yılı aralık enflasyonunu aylık yüzde 2,11, yıllık 56,14 olarak açıklamıştı.

RAKAMLAR AÇIKLANDI, TEPKİLER GECİKMEDİ

TÜİK’e göre bile yılın ilk ayının enflasyon oranının yüzde 4,84 olarak açıklandığını belirten CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Emekliye verdikleri 1.000 lira artışı daha emeklinin cebine girmeden geri aldılar” dedi.

Açlık sınırının 31 bin 224 liraya çıktığını hatırlatan CHP’li Karaca, “Enflasyonun maliyeti emeklinin, asgari ücretlinin, yoksulun sırtına yüklenmeye devam ediyor. Ardından iktidar sözcüleri yoksul halkın umutları ile dalga geçer gibi Gabar’dan çıkacak petrolden medet umuyor. ‘Utanmıyor musunuz’ diye soracağım ama zaten ‘utanmıyoruz’ dediler” diyerek tepkisini ortaya koydu.

ERDOĞAN: MEMUR BÜTÇESİ 2026’NIN İLK AYINDAN ALARM VERDİ

Türkiye Kamu-Sen Denizli İl Temsilcisi ve Türk Eğitim Sen (TES) Şube Başkanı Emre Erdoğan da Ocak ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi, “Memur bütçesi 2026’nın ilk ayından alarm verdi” dedi.

Erdoğan, “TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılının Ocak ayı enflasyon rakamları, milyonlarca memur ve emeklinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı bir kez daha bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Resmî verilere göre ocak ayında mal ve hizmet fiyatları ortalama %4,84 oranında artmış, yıllık TÜFE ise %30,7 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, daha yılın ilk ayında 2026 için hedeflenen %16’lık enflasyonun üçte birine ulaşılmış, hedeflerin yine kâğıt üzerinde kalacağı açıkça görülmüştür. Bu tablo, enflasyonla mücadelede uygulanan politikaların kamu çalışanları ve emekliler açısından ne denli yetersiz kaldığını bir kez daha ortaya koymuştur. Ocak ayında memur ve emeklilere 6 ay için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir. Ancak henüz ilk ayda gerçekleşen %4,84’lük enflasyon, bu artışların piyasa gerçekleriyle örtüşmediğini, yapılan düzenlemenin daha baştan etkisini yitirdiğini açıkça göstermektedir. Maaş artışları, daha cebe girmeden enflasyon karşısında erimiştir” dedi.

Ocak ayında ortaya çıkan bu yüksek enflasyon, milyonlarca kamu çalışanı ve emekli için önümüzdeki beş ay boyunca eriyen maaşlar, daralan bütçeler ve daha da ağırlaşan bir hayat mücadelesi anlamına geleceğini dile getiren Erdoğan, “Aileleriyle birlikte sayıları 25 milyona yaklaşan geniş bir kesimin alım gücünün sürekli düşmesi, kabul edilebilir bir durum değildir. Bir yanda her geçen gün zorlaşan geçim şartları, diğer yanda hızla yok olan alım gücü, kamu çalışanları ve emeklileri adeta ekonomik bir çıkmaza sürüklemektedir” dedi.

Memurlara ek zam yapılmasını isteyen Erdoğan, “Bugün gelinen noktada, sadece bir aylık enflasyonun, altı aylık maaş artışının önemli bir bölümünü silip süpürmesi, enflasyon hedefini ulaşılabilir olmaktan çıkarması, memur ve emeklinin nefes alacak hâlinin kalmadığını net biçimde göstermektedir. Bu gidişata mutlaka dur denilmelidir. Ekonomiyi soğutmak ve enflasyonu düşürmek adına dar ve sabit gelirlilerin alım gücünü feda etmek ne sosyal adaletle ne de toplumsal vicdanla bağdaşmaktadır. Açıklanan bu rakamlar, memur ve emeklinin korumasız bırakıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Oysa adil bir paylaşım, iyi günlerde geliri, zor zamanlarda ise külfeti birlikte paylaşmaktan geçer. Ülke büyürken pastadan hak ettiği payı alamayan memur ve emekliler, enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden olmaktadır. Bu nedenle acilen; memurlara ek zam yapılması, bu artışın refah payı ile desteklenmesi, önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyonun doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılması uygulamasına geçilmesi zorunludur. Aksi hâlde 2026 yılı, memur ve emekliler açısından en zor ve en uzun yıllardan biri olmaya adaydır. Yetkililerden beklentimiz; maaşları enflasyon karşısında sürekli eriyen kamu çalışanları için adaletin bir an önce tecelli etmesi, memur ve emeklilerimizin bütçelerinde oluşan ağır yükün hafifletilmesi yönünde gecikmeksizin karar alınmasıdır” diye konuştu. HABER MERKEZİ