Basın İlan Kurumu’nun düzenlediği “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” paneli İstanbul’da gerçekleştirildi. Basın İlan Kurumu’nun; düzenleyici, denetleyici ve destekleyici fonksiyonlarıyla birlikte rehberlik eden, çağa ayak uyduran ve dijital dönüşümünü sürdüren bir Kurum olduğunu kaydeden Genel Müdür Çay, yıllık 95 milyon sayfa görüntülemesiyle ilan.gov.tr ilan portalını ve internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini objektif bir şekilde ölçümleyen BİK Analitik uygulamasını geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.

Sektöre yönelik desteklere değinen Çay, “Görev alanımızda 2.173 gazete, dergi ve internet haber sitesi bulunmaktadır. Resmî ilan ve reklamlarla basına sağlanan; özellikle yerel medya için hayati öneme sahip kamu desteği 2025 yılında 6 milyar Türk Lirasını aşmıştır” diye konuştu.

Konuşmasında Filistin halkının haklı mücadelesini dünyaya duyurmak isterken şehit olan 250’den fazla gazeteciyi ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında gösterdikleri duruşla hain kalkışmanın seyrini değiştiren gazetecileri de anan Genel Müdür Çay, “Çoğu zaman güvenlik güçlerinin, sağlık ekiplerinin bile zor erişebildiği afet bölgelerine, kendi hayatını hiçe sayarak koşan, insanları bilgilendirmek için alın terinden daha fazlasını ortaya koyan, mesaisi olmayan bir işi icra eden kıymetli gazetecilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyor, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü canı gönülden tebrik ediyorum” açıklamasında bulundu.

M B 03393 1024X682

GELECEK DİJİTAL DÜNYADA ŞEKİLLENİYOR

Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılını en iyi karşılayan kelime oylamasında ‘dijital vicdan’ kavramının ilk sırada yer aldığını anımsatan Genel Müdür Çay, önlerinde duran bu gerçeklere rağmen internet dünyasının büyüklüğünün, olumlu ve faydalı yönlerinin kendilerini umutsuzluktan arındırdığını ve gelecek adına iyi işler, projeler yapmaya sevk ettiğini dile getirdi.

Çay, “Dijitalleşme söz konusu olduğunda olumsuz çok şey sayabiliriz ama unutmamalıyız ki gelecek bu dünyada şekilleniyor. Burada karar vermemiz gereken husus şu olmalıdır; Biz bu geleceğe şekil verenlerden mi olacağız yoksa trendin gerisinde mi kalacağız” dedi.

Kurum olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın öncülüğünde üniversiteler, gazeteler, internet haber siteleri ve basın işletmeleriyle birlikte bir gelecek inşası öngördüklerini; plan ve projelerini bu yönde hazırladıklarını dile getiren Çay, yapay zekânın ve robotların devreye girmesiyle birlikte insansız haberciliğin de konuşulduğu bir zamanda olduklarını ifade etti. Çay, “Yapay zekâ programları ne kadar iyi olursa olsun, gazetecisiz, içerik kalitesinden yoksun, ilkesiz gazetecilik yapamayız” dedi.

Konuşmasında ‘veri zehirlenmesi’ kavramına dikkat çeken Genel Müdür Çay, “Geleneksel medyanın da; ‘gerçeklik’ algısını bozmasına, topluma yanlış bilgi vermesine ve medya gücünün kamuoyu oluşturmak üzere kötüye kullanımına geçmişte şahitlik etmiş bir nesiliz. Manşetlerle darbelere zemin hazırlanmasından, Başbakan idamına, halkı aşağılamaktan, devleti aciz göstermelere varan zehirli yayınları da gördük vaktiyle. Dezenformasyonla mücadele işte böyle zamanlarda büyük önem kazanıyor. Bu anlamda İletişim Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmalar, daha da değerli hale geliyor. Toplumumuzun yerel ve ulusal basın aracılığıyla doğru haber alma hakkının, veri zehirlenmelerine kurban gitmemesi için Basın İlan Kurumu olarak üstümüze düşen vazifeyi yapıyoruz” diye konuştu.

Sözen

PANEL İKİ OTURUM ŞEKLİNDE DÜZENLENDİ

Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı ve Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş’ın moderatörlük yaptığı “Dijital Dönüşümün Basın Kurumlarına Etkisi, Gazetecinin Değişen Rolü ve Sürdürülebilir Basın Ekonomisi” başlıklı ilk oturumda, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin, Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli ve GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer, dijital dönüşümle birlikte sektörün karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorlukları ele aldı. Oturumda, basının ekonomik sürdürülebilirliği bağlamında yeni gelir modelleri, kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları konuşuldu.

İlk oturumun açılışını yapan Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, medya ve gazetecilik alanında ciddi dönüşümlere şahit olduklarını belirterek, “Dünyada konvansiyonel medya önemini koruyor olsa da son 20 yılda neredeyse 3000’e yakın gazetenin kapandığını ama yeni alanların ortaya çıktığını biliyoruz. Bunun yanında, haber kaynaklarının geçmişe oranla çok büyük bir artış gösterdiğini ve yeni okuma biçimlerinin ortaya çıktığını da görüyoruz. Sürece sosyolojik olarak baktığımızda; her büyük dönüşüm yeni bir örgütlenme alanını da beraberinde getiriyor. Yani toplum yeniden örgütleniyor, iş gücü yeniden örgütleniyor. Bu örgütlenmenin daha çok sosyal ağlarda ortaya çıktığına şahit oluyoruz” şeklinde konuştu.

Akıllı

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erman Akıllı’nın moderatörlüğünü üstlendiği “Yapay Zekâ Destekli Habercilik, Yeni Dijital Yetkinlikler ve Doğrulama Süreçleri” başlıklı ikinci oturumda ise, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ve Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir, yapay zekânın haber üretim süreçlerine olan etkisi etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla değerlendirdi. Oturumda, özgün içerik ve telif ilkeleri, dezenformasyon riskleri, insan gazeteciliği ile yapay zekâ arasındaki rol paylaşımı, çoklu platformlarda içerik üretimi ve dijital çağda gazetecilik mesleğinin dönüşümü tartışıldı.

İkinci oturumun açılışını yapan Prof. Dr. Erman Akıllı, artık yapay zekânın teknik bir meseleden, fütüristtik bir teknoloji olmaktan çıktığını; bugün cep telefonlarına kadar indiğini ve gündelik işlerde yemek tariflerinden hava durumuna kadar farklı amaçlarla kullanıldığını ifade etti.

Akıllı, “Uluslararası sistemde devletler kendi anlatılarını algoritmalar üzerinden inşa ediyorlar. Bunu da bir takım sosyal medya platformları üzerinden bir takım yorumları, dezenformatif içerikleri, yalan haberleri, etki değerine sahip haberleri öne çıkarmak istediklerinde bu sosyal medya platformları bu dezenformatif içerikleri ve haberleri daha görünür hale getirip ulusala hatta küresele çıkarırken, gerçeğin hakikatin olduğu haberleri ise görünmez hale getirip toplumların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet veriyorlar. İşte bu bağlamda hakikat karşıtı bir uluslararası sistem içerisinde, hakikatin korunması haberciliğin nüvesini oluşturur hale geldi. Dijitalleşen dünyada, enformasyon ve bilgi bombardımanının olduğu bir sistemde hakikatin korunması oldukça büyük bir önem arz ediyor. Zira kullanıcılar da bundan, bilgi bombardımanından mağdur hale gelmiş durumdalar. Sosyal medya içerikleri arasından doğru haberin yakalanılması çok ciddi bir meydan okuma haline gelmiş durumda. Gazetecilik sadece bir içerik üretiminden ziyade algoritmalarla şekillenen bir dijital ekosistem içerisinde hakikatin korunması ve kamuoyuna karşı sorumluluğun taşınması meselesi haline gelmesini tartışıyoruz” dedi. HABER MERKEZİ