Babadağlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Doğan Değirmenci, İSO Türkiye İmalat PMI endeksi Haziran verilerini ve enflasyon değerlerini değerlendirdi. Ekonomiye ilişkin çarpıcı uyarılarda bulunan Değirmenci, Türkiye’nin üretim gücünün her geçen gün daha da zayıfladığına dikkat çekti.
Türkiye ekonomisinin sadece tüketim odaklı büyüme modelini sürdürmesinin mümkün olmadığını ifade eden Değirmenci, kalıcı bir ekonomik bağımsızlık için finansman modellerinden kur politikasına kadar bütüncül bir üretim reformuna ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“TIKANMA NET BİR ŞEKİLDE ORTADA”
Açıklanan Haziran ayı İmalat PMI verilerinin sanayideki tıkanmayı net bir şekilde gözler önüne serdiğini ifade eden BASİAD Başkanı Değirmenci, "İSO Türkiye İmalat PMI endeksi Haziran ayında 47,1 seviyesine gerileyerek, 49,8 olan bir önceki ayın da altına indi. Daha da önemlisi, endeks tam 27 aydır 50 eşik değerinin altında seyrediyor. Bu durum artık geçici bir duraklama veya konjonktürel bir yavaşlama değil; üretim cephesinde kronikleşen yapısal bir daralma sürecidir" dedi.
SEKTÖREL DAĞILIMDAKİ TEHLİKE
Sektörel dağılımdaki tehlikeye de dikkat çeken Doğan Değirmenci, Haziran ayında takip edilen 10 ana sektörden yalnızca birinin (Kimyasal, Kauçuk ve Plastik Ürünleri) büyüme bölgesinde kalabildiğini, diğer tüm lokomotif sektörlerin daralma sinyali verdiğini kaydetti.
Sorunun genele yayıldığının altını çizen Değirmenci, iç talepteki daralmanın tehlikeli boyutlara ulaştığını ifade etti.
Değirmenci, "Perakende fiyatlar Haziran ayında aylık %1,14, yılbaşından bu yana ise %19,11 arttı. Yıllık bazda %35,94’e ulaşan bir fiyat artışı var. Talep sert bir şekilde baskılanıp yavaşlarken maliyetlerin bu denli yüksek kalması üreticiyi köşeye sıkıştırıyor. Madalyonun diğer yüzünde ise halkın geçim şartları var. Açlık sınırının 35 bin 759 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 116.478 TL’ye yükseldiği bir tabloda iç talebin sürdürülebilirliğinden bahsetmek imkansızdır" diye konuştu.
Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesini vazgeçilmez bulduklarını ancak ekonominin sadece faiz ve para politikası sarmalına sıkıştırılmaması gerektiğini savunan BASİAD Başkanı Değirmenci, sanayici için acil eylem planı çağrısı yaptı.
BASİAD Başkanı Doğan Değirmenci, "Sanayicinin uygun maliyetli finansmana erişebildiği, ihracatçının döviz kuru ve küresel rekabet baskısı altında ezilmediği bir iklim şart. Üretim kasları bir ülkenin en stratejik sermayesidir. Fabrikalar kapasite kaybeder, yatırımlar ertelenir ve nitelikli iş gücü azalırsa, kaybedilen o kapasiteyi yeniden inşa etmek aylar değil yıllar alır. Türkiye’nin önünde net bir tercih var. Ekonomiyi sadece tüketimle mi büyüteceğiz, yoksa yüksek katma değerli üretimi merkeze alan sürdürülebilir bir kalkınma modeli mi kuracağız? Unutulmamalıdır ki, güçlü ekonomiler ancak güçlü üretim kaslarıyla ayakta kalır" dedi.
METİN ELTAŞ