Gündem

BARO’DA TEPKİ SELİ

Denizli’nin kilitlendiği “Avukatlara yönelik uyuşturucu operasyonu” gözaltına alınan 12 avukatın da savcılık tarafından serbest bırakılmasıyla farklı bir evreye çevrildi. Avukatlara yönelik yapılan gözaltıların ve aramalar görüntülerinin kamuoyuna yansımasının yanı sıra Denizli Barosu Hizmet Binası’nda da arama yapılması tepkileri de beraberinde getirdi.

TBB Genel Sekreteri Avukat A. Erdem Ekmekçi ve çok sayıda baro başkanı ile birlikte Denizli’ye TBB Başkanı Erinç Sağkan, Denizli Barosu önünde basın açıklaması yaptı, sert ifadelerle soruşturmanın yürütülüş şeklini eleştirdi. Denizli Barosu'nun hizmet binasına girilmesine gerekçe oluşturan delillerin ortaya konulmasını isteyen TBB Başkanı Sağkan, “Denizli Barosu'nun hizmet binasındaki köpeklerle birlikte yapılan arama ve ortaya çıkan görüntüler, arama uygulamasını delile ulaşma aracı olmaktan çıkarıp, baroyu itibarsızlaştırma aracı haline getirilmesinin somut bir örneğidir” dedi.

Denizli, avukatlara yönelik uyuşturucu iddiasıyla gerçekleştirilen operasyonlar ile çalkalandı. Denizli İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı narkotik ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Denizli Barosu’na kayıtlı 12 avukat gözaltına alındı, avukatların ev ve işyerleri ile Denizli Barosu Hizmet Binası’nda aramalar yapıldı.

12 AVUKATIN TAMAMI SAVCILIKÇA SERBEST BIRAKILDI

Gün boyu süren soruşturmanın ardından gözaltına alınan avukatlar, son olarak Adli Tıp Kurumu’na götürüldü, kan ve idrar örnekleri alındı. Gözaltındaki avukatların tamamı savcılık talimatı ile serbest bırakıldı.

TBB BAŞKANI ERİNÇ SAĞKAN DENİZLİ’YE GELDİ

Operasyonlar yalnızca Denizli’yi ayağa kaldırmadı. Türkiye Barolar Birliği de operasyonun yapılış tarzı, bilgi ve belgelerin basına sızması ile Denizli Barosu Hizmet Binası’na girilmesi ve arama yapılmasına sert tepki gösterdi.

Ankara’dan ses yükselten Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Avukat Erinç Sağkan, beraberinde TBB Genel Sekreteri Avukat A. Erdem Ekmekçi ile birlikte Denizli’ye geldi.

Serbest bırakılan Baro Başkanı Ufuk Kök ile bir araya gelen ve yaşananları değerlendiren TBB Başkanı Erinç Sağkan, çok sayıda baro başkanının katılımıyla Denizli Barosu Hizmet Binası önünde basın açıklaması yaptı.

“MESLEĞE YÖNELİK SALDIRI”

Denizli Barosu Başkanı Ufuk Kök, kendisi ve 11 meslektaşıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Denizli Barosu Başkanlığı'nda arama yapıldığını belirterek, “Bu, avukatlık mesleğine yapılmış bir saldırıdır. Bu, avukatlık mesleğini itibarsızlaştırmak için yapılmış organize bir harekettir. Denizli Barosu yalnız değildir. Denizli Barosu'na yapılmış olan bu, şahsımla ilgili olan bir meseleyle ilgili yapılan arama, aslında tüm avukatlara ve savunmaya yapılmış bir hamledir” diye konuştu.

“SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA MEVZUATA UYGUN YÜRÜTÜLMELİ”

TBB Başkanı Erinç Sağkan, yürütülen soruşturmayla ilgili olarak bazı unsurları kamuoyu ile paylaşmak üzere geldiklerini belirterek, hiçbir suç isnadının örtbas edilmesini, cezasız kalmasını, göz yumulmasını adalet sisteminin kabul etmeyeceğini söyledi. Bunu en başta barolar ve avukatların kabul etmeyeceğini hatırlatan Sağkan, “Yıllardır bu ülkede barolar ve Türkiye Barolar Birliği olarak cezasızlık algısıyla mücadeleyi, cezasızlıkla mücadeleyi en temel vazifelerimizden birisi olarak gördük. Bunun için uğraş verdik, çabaladık. Tabii ki bununla birlikte, yürütülen soruşturma süreçlerinin ve kovuşturma süreçlerinin iç hukukumuza, ulusal ve uluslararası mevzuata, evrensel hukuk kurallarına uygun yürütülmesini talep etmek ise bir ayrıcalık istemek değil, tam aksine hukuk devleti olmanın gereğidir. Haliyle tüm süreçlerin, bu isnatlarla ilgili olarak adil yargılanma hakkı başta olmak üzere, lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi gibi insan onurunu temel alan unsurlar göz önüne alınarak yapılması zorunluluğunu hatırlatmak da bizlerin en temel görevleri arasındadır” dedi.

“ÇOK SAYIDA HUKUKA AYKIRILIKLAR VAR”

Yürütülen soruşturma yöntemiyle ilgili olarak çok sayıda hukuka aykırılıkların bulunduğunu öne süren Sağkan, “Bunu üzülerek ifade ediyorum. Çünkü soruşturma sürecinde yürütülen uygulamaların hukuki aykırılığı, o soruşturmaları en başta adil yargılanma ilkesine aykırı hale getirmektedir ve dün bu yaşanmıştır. Bu yaşananları kısaca sizlerle paylaşmak istedim. 12 avukatın gözaltıyla başlayan sürecin kişisel nitelikli bir suç isnadıyla yürütüldüğünü görüyoruz. Ancak bu kişisel nitelikli suç isnadına rağmen kişilerin meslek faaliyetleri, yani avukat oldukları, kişisel nitelikli bu suç isnadına rağmen kişilerin barodaki görevlerinin öne çıkartılarak, bazı basın yayın organlarına sızdırıldığına şahit olduk. Tabii ki kimsenin layüsel olmadığını, kimsenin hukukun üstünde olmadığını altını çizerek vurgulamakla birlikte şu soruyu sormanın da hakkımız olduğunu düşünüyoruz: Soruşturma dosyasındaki suç ispatına baktığımızda, kişilerin özellikle avukat olduğunun vurgulanması bu soruşturmaya nasıl bir anlam katmaktadır? Ne kazandırmaktadır? Kişilerin barodaki görevlerinin ısrarla vurgulanmasının bu soruşturmanın etkinliğine nasıl bir faydası bulunmaktadır? Bunların cevaplanması gerektiği kanaatindeyiz” diye konuştu.

“KISITLILIK KARARININ HUKUKİ GEREKÇESİ YOK”

Süreçte yaşanan hukuka aykırılıkların bununla da sınırlı kalmadığını ifade eden Sağkan, “Bu soruşturmada bir kısıtlılık kararı olduğunu öğrendik. Soruşturmada kısıtlılık kararları tabii ki alınabilir. Soruşturmanın daha etkin yürümesi ve bu anlamda hem soruşturmanın sonucuna dair delillerin karartılmasının engellenmesi, hem de şüphelilerin haklarının savunulması bakımından bu kısıtlılık kararları dönem dönem doğru şekilde uygulanabilir. Ancak baktığımızda, buradaki suç isnadı ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, kısıtlılık kararının alınmasına dair hiçbir hukuki gerekçenin bulunmadığını önemle ifade etmek istiyorum” dedi.

Dosyadaki kısıtlılık kararına rağmen arama esnasındaki görüntülerin, bulunduğu iddia edilen bazı materyallerin basına sızdırıldığını, sosyal medya ve basın yayın organları tarafından da paylaşıldığını anlatan TBB Başkanı Sağkan, “Kısıtlılık kararında, bırakın şüphelilerin lekelenmeme hakkının, masumiyet karinesinin gözetildiğini, tam aksine soruşturma sürecinde elde edildiği iddia edilen bazı materyallerin basın üzerinden kamuoyuna servis edildiğine şahitlik ediyoruz. Avukatlar dosyada ne olduğunu göremezken, sosyal medya üzerinden kamuoyunun dosyayla ilgili bazı iddialara vakıf olduğunu görüyoruz. Böyle bir dosyada adil yargılanma hakkından bahsedeceğiz, öyle mi? Böyle bir dosyada şüphelilerin insan onurunun korunduğundan bahsedeceğiz, öyle mi?” diye sordu.

“BARO’YA GİRİLMESİNE GEREKÇE SOMUT DELİLLER ORTAYA KONMALI”

Arama ve el koymanın, soruşturma süreçlerinin en önemli unsurlarından olduğunu, suçun niteliğine göre de kişilerin evlerinde, iş yerlerinde, araçlarında aramalar yapılabileceğini anlatan Sağkan, ceza muhakemesi usulüne ve evrensel kurallara uygun şekilde yürütülmesi kaydıyla bunun son derece doğal olduğunu kaydetti.

Denizli Barosu’nda yapılan aramaya ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yapan TBB Başkanı Sağkan, “Bu hizmet binasına eğer girilmek isteniyorsa, o zaman tabii ki elinizde sadece bir iki ihbarla değil, çok daha somut verilere sahip olmanız gerekir. Eğer baronun kurumsal makamında bir arama yapmaya niyetleniyorsanız, sadece beyanla yetinemezsiniz. Bu beyanın çok daha ötesine geçen kesin, somut ve inandırıcı delillerinizin elinde bulunması gerekir. Biz şimdi Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, Denizli Barosu'nun hizmet binasına girilmesine gerekçe oluşturan delillerin neler olduğunun ortaya konulmasını bekliyoruz” dedi.

“AMAÇ DELİLE ULAŞMA DEĞİL, İTİBARSIZLAŞTIRMA”

Denizli Barosu'nun hizmet binasındaki köpeklerle birlikte yapılan arama ve ortaya çıkan görüntülerin, arama uygulamasının delile ulaşma aracı olmaktan çıkarıp, baroyu itibarsızlaştırma aracı haline getirilmesinin somut bir örneği olduğunu öne süren Sağkan, “Denizli Barosu'nun hizmet binasında bir şey arıyorsanız, orada adil yargılanma hakkına saygıyı bulursunuz. Bu baronun hizmet binasında bir arayış içerisindeyseniz, orada 86 milyonun adalete erişim hakkı için mücadele kararlılığını bulursunuz. Denizli Barosu'nun hizmet binasının içerisinde bir şey arıyorsanız, orada mağdurun yanında, hukuksuzlukların karşısında dimdik duran bir meslek örgütü bulursunuz. Başka da hiçbir şey bulamazsınız” diye konuştu.

ADİL YARGILANMA İLKELERİ ESAS ALINMALI

Barolar ve avukatlar olarak, kimsenin layüsel olmadığının, hukukun üstünde olmadığının altını ısrarla çizdiklerini anlatan Sağkan, “Ancak soruşturma süreçlerinin ve yeterli şüphe elde edilirse yürütülecek olan kovuşturma süreçlerinin, adil yargılanma ilkeleri esas alınarak yürütülmesini talep etmenin bir ayrıcalık değil, hukuk devleti olmanın gereği olduğunu tekrar hatırlatır, bu sürecin hukuka uygun yürütülmesinin takipçisi olacağımızı da buradan tekrar ifade etmek isterim” diye konuştu. METİN ELTAŞ