Öğrencilerimizin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, hiç şüphesiz üniversiteye giriş sınavıdır.
Aylar süren hazırlığın, emeğin ve heyecanın ardından geçtiğimiz salı günü üniversite sınav sonuçları açıklandı. Gençlerimizin artık hangi şehirde, hangi üniversitede ve hangi fakültede öğrenim görecekleri belli oldu.
Öncelikle üniversiteye yerleşen bütün gençlerimizi yürekten kutluyorum. Bu başarıda emeği bulunan ailelerini ve öğretmenlerini de gönülden tebrik ediyorum.
Şimdi onlar için yeni bir dönem, yeni bir hayatın kapıları açılıyor.
Özellikle başka bir şehirde okuyacak gençlerimiz için artık hayatın gerçek sorumlulukları başlıyor.
Hayat bu heyecanı bana üçüncü kez yaşatıyor: Önce öğrenci olarak, sonra baba olarak, şimdi de torunu üniversiteyi kazanmış bir dede olarak…
O yüzden bugün hem gençlerimizin sevincini hem de ailelerinin yaşadığı tatlı telaşı yürekten hissediyorum.
Üniversiteyi kendi şehirlerinde okuyacak öğrenciler için fazla bir telaş yok. Ama başka şehirleri tercih edenler için durum oldukça farklı.
Sanıyorum bu hafta içinde üniversite kayıtları da başlıyor. Sonrasında valizler hazırlanacak. Ardından hemen her evde aynı sorular konuşulmaya başlanacak:
Yurtta mı kalınacak, ev mi tutulacak?Barınma, ulaşım, beslenme, kitap ve günlük ihtiyaçlar nasıl karşılanacak?Okuluna ve yeni çevresine alışabilecek mi?
Günümüzün zorlu ekonomik şartlarında çocuğunu başka bir şehirde üniversitede okutmak gerçekten kolay değil.
Bugün eğitimin her kademesi, çoğu zaman bütün ailenin birlikte omuzladığı büyük bir sorumluluğa dönüşmüş durumda.
Başka bir şehirde okumak birçok gence özgürlük gibi geliyor. Doğrudur… Bizim öğrencilik yıllarımızda da böyleydi.
Ama kısa sürede görülecektir ki özgürlüğün yanında büyük sorumluluklar da başlayacaktır.
Her şeye rağmen anne babalar, evlatlarının geleceği söz konusu olduğunda fedakârlık yapmaktan geri durmuyor.
Üniversiteyi kazanmak hem gençlerimiz hem de aileleri için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Şimdi öncelik; üniversitede okuyabilmek, eğitimini başarıyla tamamlayabilmek ve geleceğe sağlam adımlarla hazırlanabilmektir.
Günümüzde devlet üniversitelerinin yanında vakıf üniversiteleri de var. Bu üniversiteleri kazanan öğrencilerimiz ve ailelerinin omuzlayacağı maddi yük, çoğu zaman daha ağır olabiliyor.
Geçmişten gelen tecrübelerimin yanında, vakıf üniversitelerinde çocuğunu okutan yakınlarımın yaşadıklarını da yakından biliyorum.
Bazı ailelerde kardeşler, kendi kazançlarının bir bölümünü üniversitede okuyan kardeşlerine ayırıyor. Anne ve baba ise kendi ihtiyaçlarından büyük ölçüde vazgeçiyor, imkânlarını sonuna kadar zorlayarak çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaya çalışıyor. Bunlara yakından tanığım.
Anne babaların, çocuklarının hedeflediği üniversitede, istedikleri fakültede okuyacak olmasının mutluluğu, onlara her türlü fedakârlığı yaptırıyor.
Bu nedenle maddi imkânları sınırlı olan öğrencilerimizin, devlet burslarının yanında vakıfların, derneklerin ve hemşehri kuruluşlarının sağladığı burslardan da yararlanmasını çok önemli görüyorum. Özellikle hemşehri derneklerinin bu konuda önemli bir görevi olduğuna inanıyorum.
Nitekim yönetim kurulunda bulunduğum SEKÜYAD (Serinhisarlılar Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) de sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite öğrencilerimize yönelik burs başvurularını başlattı. Bunun gibi birçok dernek ve vakfın da gençlerimize destek olmak için gösterdikleri gayreti önemsiyor ve tebrik ediyorum.
Yardımsever insanların bu kuruluşlar vasıtasıyla gençlerin eğitimine katkı sunması, ailelerin yükünü biraz olsun hafifletmesi çok kıymetlidir. Bugün uzatılan bir burs eli, yarın bir gencin hayatında yeni bir kapı açabilir.
Üniversite sadece ders görülen, diploma alınan bir yer değildir.
Bu dönem; hayatın kendisiyle tanışılan, sorumluluk almanın, karar vermenin, kendi ayakları üzerinde durmanın ve hayatı bütünüyle öğrenmenin dönemidir.
Aileler olarak çocuklarımızın karşılaşacağı bütün zorlukları ortadan kaldıramayabiliriz. Ama ayağı takıldığında elinden tutan, sıkıntısı olduğunda onu dinleyen, destek olabilen bir aile olmak her zaman mümkündür.
Bu konumdaki bütün ailelerimize güç, kuvvet ve sabır diliyorum. Evlatları için fedakârlık yapan anne babaların en büyük karşılığı, çocuklarının başarılı olduğunu görmeleridir.
Torunu da bu dönem üniversiteye başlayacak bir dede olarak bütün gençlerimize gönülden başarılar diliyorum.
Okuduğunuz şehirlerde iyi insanlarla karşılaşmanızı, kalıcı dostluklar kurmanızı ve ömür boyu hatırlayacağınız güzel hatıralar biriktirmenizi diliyorum.
Daha önce de belirttiğim gibi;
Üniversiteler sadece meslek edindiren kurumlar değildir.
Orada hayatı da bütün yönleriyle öğreneceksiniz.
Asıl sınav şimdi başlıyor.
Yolunuz da bahtınız da açık olsun.
Sağlık ve başarı dileklerimle…
İyi haftalar.