ASIL HEDEF İRAN

Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin, ABD tarafından, yatağından, yakapaça alınıp Amerikan Mahkemelerine çıkarılması, akıllara zarar tarihi bir vaka olarak yazıldı.

Yüzlerce yorumcu kendi açısından bakadursun, ben durumu basitçe Monroe Doktrin'nin uygulaması olarak açıklayacağım.

Bu güne kadar Amerika Kıtası'nda ABD tarafından silahlı müdahale yapıldığında hiç bir yabancı güç buna itiraz etmedi.

Yerli kuvvetler de ABD ile boy ölçüşecek seviyede değiller.

Bizim ülkemizde dış siyaseti izleyenler, önceliği Amerika Kıtası'na değil İran'da yanıbaşımızda, olan bitene vermelidir.

Bu köşeyi takip edenler bilirler ki; ben "son 20 yılda Ortadoğu'da ABD/İsrail tarafından yapılan hamleler İran'ın siyasi yönünü değiştirmeye yöneliktir" diye yorumlarım.

Humeyni tarafından 1979'da Şah'ın devrilmesinden sonra İran, hiç bir konuda İsrail ve ABD tarafında olmadı.

ABD, İki Binli yıllara kadar sadece ekonomik yaptırımlarla ve komşularının tazyikiyle İran'ın kendiliğinden çökmesini bekledi.

İkiz Kulelere yapılan saldırı bir milat oldu ve ABD, hedefi İran Rejimi'ni devirmek olan aktif eylemlere başladı.

Saddam sonrası Irak, Afganistan'daki işgal ve orayı terk ederken yaptığı anlaşmalar, Pakistan'daki üst düzey suikastler ve nihayet Suriye'de Esat'ın devrilmesi konusunda ABD tarafından yapılanların tamamı İran'ın çevresini boşaltmak içindi.

"Afganistan'da şu an ABD karşıtı Taliban yönetime geçti" diye itiraz ettiğinizi duyar gibiyim.

Cevap olarak sadece Taliban'ın koyu Sünni bir örgüt olduğunu ve İran'la aralarının hiç iyi olmadığını söylemekle yetineyim.

Gireiğimiz yeni yılda, Amerika Kıtası'nda yaşananlarla aynı zamanda, İran'ın kapalı çarşısı karıştı ve toplumun tamamını etkileyen ekonomik sorunlar yüzünden sokak eylemleri başladı.

Bahsekonu gösteriler, can kaybı çoğaldıkça büyüyecek ve her türlü medyanın köpürtmesiyle halk kışkırtılacak.

İran Halkı'nı ve devlet yapısını, Doğubayazıt'ta çalıştığım dönemde biraz tanıdım.

Milliyetçilik anlayışları bizden farklıdır ancak yabancı müdahaleye karşı çok duyarlıdırlar.

Muhtemel bir Amerikan yada İsrail saldırısı, sokaktaki insanları hemen hükümetin yanında olmaya sevk eder.

Diğer taraftan, Amerika'da yaşayan Rıza Pehlevi, uzun zamandır İranlılar'ın gündeminde.

İran'da bir iç darbe olup Rıza Pehlevi davet edilirse şaşırmayın.

Benim daha çok ilgimi çeken konu: PKK-İran ilişkileri.

İran, Doksanlı yıllarda PKK'yı Türkiye'ye karşı kullandı.

Bu onların tarihlerinde yaptığı en büyük hataydı.

İkibinli yılların başında PKK, PJAK adı altında İran'a saldırıya geçti.

2012 yılından itibaren İran PKK ile anlaştı ve ateşkes uyguluyorlar.

Bu günlerde PKK yöneticileri İran'ı yeniden tehdit etmeye başlıyor.

Bizim yapacağımız en büyük hata, İran'ın Doksanlarda yaptığı hatayı yapıp PKK'nın İran'a yönelik saldırılarına göz yummamızdır.

Tekrar ediyorum PKK, PJAK adı altında yada Peşmerge elbisesi altında İran'a saldırırsa, bizim göz yummamız tarihi bir hata olur.