AMATÖR KULÜPLERDE EN AZ 2 BRANŞ ZORUNLULUĞU GETİRİLMELİ

Ülkemizde spor denildiğinde akla gelen ilk branş hiç kuşkusuz futboldur. Mahalle aralarında oynanan maçlardan profesyonel liglere kadar futbol, toplumun her kesiminde büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Tribünlerin dolması, gençlerin idol olarak futbolcuları görmesi ve medyada en geniş yerin futbola ayrılması, bu sporun popülerliğini her geçen gün daha da artırmaktadır.

Ancak sporun yalnızca futboldan ibaret olmadığını artık daha yüksek sesle konuşmamız gerekiyor.

Bugün birçok gencimiz spor yapma hayali kurarken kendisini sadece futbol sahalarında hayal ediyor. Bunun en büyük nedeni ise amatör spor kulüplerinin büyük çoğunluğunun yalnızca futbol branşı üzerine faaliyet göstermesidir. Oysa spor; basketbolu, voleybolu, hentbolu, atletizmi, karateden boksa kadar birçok bireysel ve takım sporunu kapsayan geniş bir dünyadır.

İşte tam da bu noktada önemli bir öneri gündeme gelmelidir: Amatör spor kulüplerine futbol dışında en az iki farklı branş açma zorunluluğu getirilmelidir.

Sporun tabana yayılması şart

Amatör kulüpler, sporun temelidir. Profesyonel sporcuların büyük bölümü ilk adımlarını bu kulüplerde atar. Eğer kulüpler yalnızca futbola odaklanırsa, diğer branşlarda yetenekli olan yüzlerce hatta binlerce genç keşfedilmeden kaybolup gitmektedir.

Belki iyi bir voleybolcu olacak bir genç futbol sahasında kendine yer bulamadığı için spordan tamamen uzaklaşıyor. Belki geleceğin milli boksörü ya da başarılı bir basketbolcusu, fırsat bulamadığı için yeteneğini hiç keşfedemiyor.

Oysa amatör kulüpler çok branşlı yapıya geçtiğinde:

Gençler farklı spor dallarını tanıma fırsatı bulur,

Spor kültürü gelişir,

Fiziksel ve zihinsel gelişim desteklenir,

Sporcu havuzu genişler.

Avrupa modeli örnek alınmalı

Avrupa’daki birçok spor kulübü sadece futbol kulübü değildir. Aynı çatı altında basketbol, voleybol, yüzme, atletizm ve daha birçok branş faaliyet göstermektedir. Bu sistem sayesinde spor, geniş kitlelere yayılmakta ve ülkeler uluslararası organizasyonlarda farklı branşlarda başarı elde etmektedir.

Bizim ülkemizde de benzer bir yapı oluşturulabilir. Amatör kulüplere sağlanacak teşvikler, tesis destekleri ve yerel yönetim iş birlikleriyle bu dönüşüm zor değildir.

Geleceğin sporcuları için yatırım

Bugün alınacak kararlar, yarının milli sporcularını belirleyecektir. Sadece futbolcu yetiştirmeyi hedefleyen bir spor anlayışı yerine, çok yönlü sporcu yetiştiren bir sistem kurulmalıdır. Çünkü bir ülkenin spor gücü, tek bir branştaki başarıyla değil; farklı alanlardaki sürdürülebilir başarılarla ölçülür.

Basketbolda, voleybolda, hentbolda veya bireysel spor dallarında yetişecek gençlerimiz, Avrupa ve dünya arenasında ülkemizi gururla temsil edebilir.

Yetkililere çağrı…

Bu nedenle federasyonlar, yerel yönetimler ve spor otoriteleri ortak bir çalışma yaparak amatör kulüpler için yeni bir yapılanmayı değerlendirmelidir. Futbolun yanında en az iki branş zorunluluğu, Türk sporunun geleceği adına önemli bir adım olabilir.

Unutulmamalıdır ki spor sadece skor değildir; spor aynı zamanda eğitimdir, disiplindir, sağlıktır ve geleceğe yapılan en değerli yatırımdır.

Gençlerimize tek bir kapı değil, birçok fırsat sunmak hepimizin sorumluluğudur.