Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt, bir dizi programa katılmak üzere Denizli’ye geldi. Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Bozkurt, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fonlarda yaşanan kayıplara ilişkin sürecin sadece bir kriz olarak tanımlanmasının doğru olmadığını belirten Bozkurt, denetim ve gözetim mekanizmalarının işleyişini sorguladı.
“KRİZ DEĞİL, FON SOYGUNU”
Fonlarda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde kavramların doğru kullanılmasının önemine işaret eden Bozkurt, olayın ani gelişen bir krizden ibaret olmadığını savundu. Bozkurt, geçmişte yapılan açıklamaların da sürecin önceden bilindiğine işaret ettiğini öne sürdü.
Fonlardaki manipülasyon iddialarının daha önce kamuoyuna yansıdığını belirten Bozkurt, ilgili kurumların sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini ifade etti. Sürecin denetim eksiklikleri ve kamuoyuna yapılan açıklamalar bakımından ele alınması gerektiğini savunan Bozkurt, “Bu, bir kriz değil. Kriz, beklenmedik bir anda ortaya çıkan olaydır. Burada ise fonlarla ilgili manipülasyon iddiaları daha önce dile getirilmiş. Buna rağmen kamuoyuna fonların güvenilir olduğu yönünde açıklamalar yapılmış. Aradan geçen sürenin ardından çok büyük tutarlardan söz ediliyor. Dolayısıyla bunu yalnızca bir kriz olarak değerlendiremeyiz. Burada bir fon krizi yok, fon soygunu var. Bu sürecin nasıl geliştiği, kimlerin sorumluluğu bulunduğu ve denetim mekanizmalarının neden gerekli şekilde işlemediği açıklığa kavuşturulmalı” dedi.
“647 MİLYAR LİRALIK TUTARIN HESABI VERİLMELİ”
Fonlarda yaşanan gelişmelerin ekonomik boyutuna da değinen Bozkurt, Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıkladığını belirttiği 647 milyar liralık tutara dikkat çekti. Bu büyüklükteki bir kaybın kamu kaynaklarının kullanımı ve toplumsal ihtiyaçlar açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bozkurt, eğitim alanındaki harcamalarla karşılaştırma yaptı.
18 milyon öğrenciye her gün bir öğün yemek verilmesi ve 60 bin kamu okulunda temizlik ile güvenlik personeli görevlendirilmesi için gereken kaynağın 3.5 milyar lira olduğunu belirten Bozkurt, fonlarda gündeme gelen tutarlarla kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Fonlarla ilgili soruşturmalarda yalnızca elde edildiği öne sürülen kazancın bir bölümünün geri alınmasına yönelik yaklaşımın yeterli olmayacağını savunan Bozkurt, yatırımcıların kayıplarının nasıl karşılanacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
“SOMUT DELİL OLMADAN İDDİALAR CİDDİ DEĞİLDİR”
Yargıya güvenin azaldığını savunan Bozkurt, gizli tanık uygulamasını ve bazı davalarda yürütülen yargılama yöntemlerini eleştirdi. Suçlamaların niteliği ne olursa olsun, herkesin savunma hakkını kullanabilmesi ve yargılamaların şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Bozkurt, “Somut delillerle desteklenmeyen hiçbir iddia ciddi değildir” dedi.
Belediye başkanları ve diğer siyasetçiler hakkında gündeme gelen iddialar konusunda hüküm vermenin yargının görevi olduğunu belirten Bozkurt, suçluluk ya da suçsuzluk kararının mahkemeler tarafından belirlenmesi gerektiğine işaret etti.
“ÇÜRÜME HER ALANA YAYILIR”
Siyasi parti değiştiren milletvekilleri, belediye başkanları ve meclis üyeleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Bozkurt, siyasi tercih değişikliklerinin tek başına bir gerekçeyle açıklanamayacağını, Türkiye’deki siyasi iklimin bu süreçlerde etkili olduğunu savundu.
Çürümenin her yere birden sirayet ettiğini dile getiren Bozkurt, kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik ilkelerin önemine dikkat çekti. Siyasi görevlerin kişisel çıkar elde etme aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bozkurt, Cumhuriyet’in kuruluşunda fedakârlık ve dayanışmanın belirleyici olduğunu hatırlattı.
“SİYASET KURUMUNU UYARMAK GÖREVİMİZ”
ADD’nin Türkiye genelinde bölge toplantıları düzenlediğini belirten Bozkurt, derneğin ekonomik sorunlardan eğitime, sağlıktan yargıya ve dış politikaya kadar çeşitli konularda değerlendirmeler yaptığını söyledi. Derneğin herhangi bir siyasi parti ayrımı gözetmeden siyaset kurumunu uyarmayı görev kabul ettiğini ifade eden Bozkurt, Atatürk’ün düşünce ve ilkelerinin Türkiye’nin mevcut sorunlarının değerlendirilmesinde önemli bir referans olduğunu dile getirdi. HAKAN BOZKURT





